16 Kasım 2011 Çarşamba

Darijo Srna

Bir futbolcu ha bire kendini yere atıyorsa, darbe almamışken darbe aldım triplerine giriyorsa, rakip kart görsün veya zaman geçsin fark etmez; art niyetli olarak bunu kullanıyorsa ne dersiniz. İyi topçuysa kiminin gözünde yine tolere edilebilir birşey oluyor bu yaptıkları. Kimisi kötü topçuysa eleştirebiliyor.

İyi ve vasat bir futbolcu olması farketmez bunu yapan adam bildiğin yavşaktır abi. İsterse takımımı namağlup şampiyon yapsın, sezonda yüz tane gol atsın. Ben takımımda böyle karaktersiz adam görmek istemem, gitsin kumda oynasın yavşak hacıkalkmaz.

Oynadığımız iki maçta da aynı teatral taktikleri yaptın hayvan seni. Hadi ilk maçı anlıyorum sineğin yağını çıkaracak durumdasın da, ikinci maçtaki halin nedir abi senin. İkinci yarı olmuş tur garanti artık. Karşında saldıran dehşet adamlar da yok; gencecik fitbolcülerimiz bir kısmı ilk kez giyiyorlar hatta milli formayı. Bu durumda bile sen hala haksız kazanacağın bir faul atışının, ya da haksız gösterilmesini sağlayacağın bir kartın peşindesin. Ohio'ya kadar yolun var, totoş seni.

15 Kasım 2011 Salı

Karikatür

Amcanın tipi, diyalog filan on numara ya :)) Bir de benim her okuduğumda en azından gülümsememi sağlayan "Rezervasyonunuzu zevkle iptal ediyorum" cümlesi küçük bir sessizlikten sonra geliyor olsa gerek.

Halısaha Maçları - 30.10.2011

Bu arada yazmayı unuttum, ayın 23'ünde oynadığımız maçtan bir sonraki hafta yapılan maçta rakip bizi sağlam hezimete uğrattı. İlk golümüzü attığımızda 9-1 olabildi ancak; 13-5 mi ne yenildik. Madarasyona başvurup itiraz edeceğiz, falan filan ve de felan.

İş Geliştirme Müdürü

Bir yıldır çalıştığım şirkette, bir yıl boyunca içinde insan ölüsü varmışçasına kokan erkekler tuvaletini, lavabolara üçer pisuvarlara da beşer tane naftalin atarak çözen temizlikçi ablanın şirkette iş geliştirme müdürü veya en azından kalite müdürü yapılmasını talep ettim.

Önümüzdeki hafta olacak yönetim kurulu toplantısında konuşulacak.

En eğitimli kitlenin okuduğu katta aynaya mukus atabilip, pisuvarı tutturamayan arkadaşlarımı da Yuhayo'ya temelli bir tatile göndermek isterim.

27 Ekim 2011 Perşembe

Sabah sığırı

Sabah şekerleri programı hesaabı sabah sığırı gördüm yolda bugün. Uyuyakaldığımdan işe arabayla gitmek durumunda kaldım ve E5'ten havaalanına dönen kavşağa bir kilometra kala bu dallamayla muhatap oldum. Şimdi olay şöyle oldu; ben sağdan ortaya geçmek istedim, zira orta şeritte iki ışık yılı uzaklıkta bir adet resimdeki Mersedes'in çakması bir Çin malı mamül vardı. Ve bu mamülün şoförü benim sinyal verdiğimi görünce aniden hızlandı. Böyle selektör yaparak "geçme ben geliyorum, yol benim" triplerine girdi. Sevgili uyuyarak şeridini otobana çeviren, eskaza birisi oraya transfer olmak istediğinde de alanına müdahale olarak algılayıp gaza asılan mal şoför abi: Fakyu

24 Ekim 2011 Pazartesi

Halısaha Maçları - 23.10.2011

A TAKIMI
Diyar
Şiyar
Ali
Serhat
İlker
Özgür
Şenol (İlk yarı diğer takımdaydı)

B TAKIMI
Serkan
Umut
Samaras
Sinan
Murat
Osman

MAÇ SKORU
16-11 (Devre 4-5)

ÖZET:
6 kişi maça başlamasına rağmen B takımını habire geriye dönmeye zorlayan A takımı lider oyuncularının karakterli oyunuyla ilk devreyi uzun süre önde götürdü. Fakat devrenin sonlarına doğru B takımı Umut'a rağmen kendilerini yakaladı ve geçti. Devreden sonra sayısal üstünlüğü de ele geçirince şov yaparak kazandılar.

ANEKTODLAR:

Maç içinde çok verimsiz oynayan Serkan, "Umut'la aynı takıma koyarsanız ne verimi abi" dedi. Kendisine top gelmediğini ve çok uzun zamandır, televizyonda Fatih Ürek'i görmesi dışında hayatında top namına hiçbir şey olmadığını söyleyen Serkan isyan bayrağını açtı.

Haftanın bal yapmayan arısı Umut artık bal yapmayan arı sıfatını da haketmiyor. Önceleri de bu çocuk böyleydi, topu aldı mı isterse takımı beşe bir atağa gidiyor olsun mutlaka şut atardı. Ama artık koşamıyor ve takımına yapışan kene gibi kanını emiyor güçsüzleştiriyor. Umut bu hafta yine takımının mağlubiyetinde başrolü oynadı.

Kırklı yaşlar civarında dolanan Ali sahanın en çok koşan adamıydı yine. Her zamanki gibi maç içinde 2-3 kez kafa üstü düştü, defansta gayet güzel toplar kesti, ofansta önemli katkılar yaptı, finansta gayet tutumlu davrandı ve takımının galibiyetinde başrolü oynadı. Bir pozisyonda dengesini kaybedip düşerken bile ayarlayıp topun önüne düşmeye çalıştı ya, maçı izleyen onbinlerce seyirci olarak oha dedik artık.

Takımının galibiyetinde figüranlık yapan Şiyar, o kürek gibi ellerinin hakkını bazı pozisyonlarda veremedi. Özgür abisinin "Hadi koçum" diye telkinlerde bulunması, Serhat abisinin "Lan doğru düzgün oynasana hayvan" tehditlerine karışınca Şiyar ambole oldu ve dangoz goller yedi. Neyseki ikinci yarıda kendini buldu ve birkaç şahane top çıkararak dayaktan kurtuldu.

Osman'ın cansiperhane oyunu Murat'ın cansıkarhane oyununa yenildi bu hafta. Bir tarafta her topa koşan, tekmeye kafa uzatan, kafaya burnunu uzatan,kendisine sopayla dalanlardan kaçmayan Osman; diğer tarafta topu unutup koşamaya devam eden,kafaya tekme uzatan, millete kafa atan, yetenekli ama maçı sallamayan Murat. Bu takım tabi yenilir abi

Serhat bu hafta tam bir maestro gibi takımını yönetti. Yönetti dememizden kasıt, maç boyunca deli gibi Diyar ve Şiyar'a bağırdı. Bu bağırışlardan Şiyar'ın morlainin bozulduğu, Diyar'ınsa ters cevaplar verdiği görüldü. Serhat'ın sopayla Diyar'a dalmadan bu sorunu çözmesi pek muhtemel görünmüyor.

Haftanın golünü taa Beylikdüzü'nden (ortasahadan) attığı şutla atan Özgür'den çevre apartmanlarda oturan insanlar tarafından bir halısaha ayakkabısı alması konusunda uyarıldı. Basket ayakkabılarıyla oynadığından her şutunda gımgımıze sesleri çıkaran Özgür kara kara 46 numara bir kramponu nerden bulacağını düşünüyor.

Maç öncesinde yurtdışından yıllar önce getirdiği 47 numara kramponu patlayınca, maçtaki kötü oyununu tamamen buna bağlayan Sinan sadece kendini kandırabildi ne yazık ki. Sinan'ın verimsiz fitbolü, güçlü fiziğine yakışmadı.

İlker biladerimiz gayet leziz oyununu sürdürdü. Bu çocuk bir de tüy sıklet olmasa neler olurdu bilemiyoruz sayın seyirciler. Maç içinde yaptığı kıvrak hareketlerden bazılarından sonra Sinan gibi devyarasa bir rakibin fizik gücüne yenik düşen İlker'İn sabahları 40 yumurta yemesine rağmen kilo alamaması tıp dünyası tarafından endişeyle karşılandı.

Haftanın öleni aldığı darbelerleyerden kalkamayan Samaras biladerimiz oldu. Bir insan top kapma konusunda bu kadar iyi, topu oyuna sokma konusunda bu kadar kötü olabilir. Özgür abisiyle beraber oynadığı zamanlarda kendisine pozitif yönlendirmeler yapıldığında bir kez şut atmadan pas vermeyi akıl edebilmişti. Dün de kaptığı beşyüz topun tamamında şut çekince halısahayı bırakın, kenardaki seyircilerden bile fırça yedi.

Yarımşar devre A ve B takımlarında oynayan Şenol'un, neden istatistik birimimizin tarafından galip tarafa yazıldığını anlamayan biraderlerimize şunu söyleyebiliriz. Bir maçta yarım devre ordan yarım devre burdan oynayarak kendi maç zevkini zikip atan adam elbetteki galip takıma yazılır, lütfen artislik yapmayınız. Kendisi her zamanki gibi sanki yarım kilo rakıyı devirip gelmiş gibi oynadı. Takımına olduçka fazla katkı sundu.

Diyar kamiline ne desek az kalır sayın seyirciler. Üç gol atan Diyar, bu gollerden birini sol ayakla, çok çok fena bir şekilde zor bir pozisyondayken (ayaktaydı ve beş metre etrafında kimse yoktu, Dİyar için yalnızlık zor bir şeydir) kaleden bir metre uzaklıkta boş kaleye yuvarladı. Attığı üçüncü golden sonra; içinde 39, 32, 28 yaşında kişileri barındıran kendi takımına "Gelsenize lan" diye bağıran Diyar'ın eskaza 2-3 maç iyi oynaması halinde iyice havalanacağından emin olduk artık.

KISA KISA:
Haftanın futbolcusu: Diyar (3 gol 0 asist)
Haftanın hayal kırıklığı: Umut
Haftanın kalecisi: Şiyar (Bir numara yaptığından değil 60 dakika kalede durabildiği için)
Haftanın golü: Özgür'ün ortasahadan attığı gol
Haftanın öleni: Kendisine yapılan şık fauller sebebiyle yerden kalkmayan Samaras
Haftanın bekleneni veremeyeni: Umut tabiki
Haftanın varlığı hissedileni: Dominant oyunuyla Diyar
Haftanın yokluğu hissedileni: Fercem
Haftanın varlığı hissedilmeyeni: Umut tabiki
Haftanın yokluğu hissedilmeyeni: Cemfer
Haftanın kavgası : Yok
Haftanın huysuzu : Yok (Çok enteresan değil mi dostlar)

7 Şubat 2011 Pazartesi

Chivu'ya açık mektup

Sevgili güzel insan, sağlam fitbolcü, takımının belkemiği, iyi şutör, tatlı Romen Chivu. Allah senin binbir türlü belanı versin. Sen tanıdığım en hayvan yaratıksın. Oksijen tüketmekten başka bir boka yaramıyorsun.

5 Şubat 2011 Cumartesi

Selamün Aleyküm

Şirketin patronlarının ve çalışanlarının çoğu Alevi olan bir firma düşünün. Sabah bana "Selamün Aleyküm, günaydın" diyen bir abiye "Aleyküm Selam, günaydın" diye cevap veriyorum. "Burda Selamün Aleyküm dediğimde, bazen günaydın diye cevaplıyorlar beni" diyor o da. Gel de anlat şimdi bu abiye, Alevi insanının en çok hoşgörü dinine mensup olan ama hoşgörünün zerresine sahip olmayan insanlar tarafından yaralandığını. "Belden aşağısını yıkamazlar", "mumsöndü" gibi uydurmak için inanmak için IQ'nun 15'in altına inmesi gereken geyikleri genelde "Allahın selamı üzerinize olsun" diye bizi selamlayan insanlarımız çıkarıyor, canlı tutuyor.

Kendimizi kandırmayalım ülke olarak. Alevileri müslümandan saymıyorsanız, "yüzde dohsandohuz nohta dohuz müslümanız" diye gerinmeyelim. Mumsöndü gibi; birinin kendi bok dolu, leş fantezilerinden yola çıkarak, kendi fantezisini insanların üstüne etiket olarak yapıştırmaya çalıştığı bir konuyu canlı tutmaya çalışıyorsak, hoşgörü kelimesi bizim sözlüğümüzde bulunmamalı.

Bu ülkenin hala bir yere gelememesinin en büyük hatta tek sebebi önyargıdır. Önyargıdır doğudaki savaşın başlamasını ve onlarca yıl devam etmesini sağlayan, mezhepler arasında oluşturulmaya çalışılan yüksek duvarların rahat rahat inşa edilmesini sağlayan, bugün ülke içindeki tüm karşıtlıkların temelinde duran.

Önyargı sayesinde küplerini dolduran, en tepedekinden en çaycısına kadar bu kadar nemalanan insan varken; bu önyargıların kalkması için kimse kılını bile kıprdatmaz.

Ayrıca başka bir açıdan bakılmaya çalışıldığında, Selamün Aleyküm'e günaydın diye yanıt veren arkadaşım da hatalı elbette. Yıllardır seninle aynı firmanın başarısı için kendini yırtan bir adama senin böyle bir tavırla cevap vermen gayet yersiz.