95 yılına uyarlanarak aşağıdaki jeneriği hazırlamışlar diziye. Son sezon adamların hepsi yardıra yardıra oynuyor. Neler döndüğünü biliyorum ama baştan sona izlemiyorum yeni bölümleri en baştan başladığım için. 14ncü bölüme de zaplaya zaplaya atlayarak baktım biraz, eyvah eyvah yani. Yazana, çekene, oynayana helal olsun.
Futbolda sağ ayağımla vursam bile soldan vurmuşum gibi sert gider. Karşıdan karşıya geçerken önce sola bakarım. Bir sorun olur da kullandığım araba kayarsa sola kayar. Sol yumruğum daha hafiftir, can yakmaz. Kalbim soldan atar. Bir koltukta uyuya kaldığım zaman sola devrilirim.
Televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Eylül 2013 Salı
Breaking Bad
Gümbür gümbür bitiyor anlı şanlı bir dizi. Yedi bölümlük ilk sezonunu izlediğimde, Lost'un ortalığın afedersin eamuniyeaa koyduğu bir dönemde, Heroes Miroes bir sürü dizinin var olduğu bir dönemde, ekşi sözlükte dahi hakkında çok entry'nin olmadığı bir dönemde sevdim ben bu diziyi. Başrol bir yana, Aaron Paul'ün zaten Emmyy ödüllerini toplaması gerektiğini düşünürken, sonrasında ilk sezon(lar)da oyunucluğunu da, kendisini de, tipini de sevmediğim Dean Norris'e alıştım.
95 yılına uyarlanarak aşağıdaki jeneriği hazırlamışlar diziye. Son sezon adamların hepsi yardıra yardıra oynuyor. Neler döndüğünü biliyorum ama baştan sona izlemiyorum yeni bölümleri en baştan başladığım için. 14ncü bölüme de zaplaya zaplaya atlayarak baktım biraz, eyvah eyvah yani. Yazana, çekene, oynayana helal olsun.
95 yılına uyarlanarak aşağıdaki jeneriği hazırlamışlar diziye. Son sezon adamların hepsi yardıra yardıra oynuyor. Neler döndüğünü biliyorum ama baştan sona izlemiyorum yeni bölümleri en baştan başladığım için. 14ncü bölüme de zaplaya zaplaya atlayarak baktım biraz, eyvah eyvah yani. Yazana, çekene, oynayana helal olsun.
6 Haziran 2013 Perşembe
Ali İhsan
Facebook'ta gördüğüm kadarıyla sunucu Ali İhsan Varol burada Taksim'de ve oradaki bir pilavcıyla arabadaki tüm pilavı almak üzere pazarlık aşamasındaymış. Kelime oyunundaki muhteşem göndermelerle hazırladığı bölümden sonra bu arkadaşın programında sorulmak üzere şöyle bir soru hazırladım:
Soru: Basın/medya mensuplarının tamamına yakınında olmayan, ama Ali İhsan Varol'da yaklaşık 6 kilo bulunan organ. İpucu: Normalde beş harfli ama ortadaki Ş'yi iki kere yazarak, daha vurgulu bir söylenişi olan altı harfli halini soruyoruz.
Cevap: Taşşak
Soru: Basın/medya mensuplarının tamamına yakınında olmayan, ama Ali İhsan Varol'da yaklaşık 6 kilo bulunan organ. İpucu: Normalde beş harfli ama ortadaki Ş'yi iki kere yazarak, daha vurgulu bir söylenişi olan altı harfli halini soruyoruz.
Cevap: Taşşak
Big Bang
Big Bang Theory hastası olduğum bir dizi değil. Yemek yerken veya beklemeli bir bilgisayar işiyle uğraşırken izliyorum. Bazen de örneğin uyumadan önce birkaç saat tivi bakasım var, kanalları gezerken çok fazla birşey bulamıyorsam izliyorum.
Bilim adamı tiplemeleri gerçekten komiğime gidiyor. Dizinin esas ablası Penny'yi de hayranları affetmemiş ve yakalamış birinci sezon ilk bölüm ile, dördüncü sezon 24ncü bölüm arasında geçen üç buçuk yılda oyuncunun aldığı kilo meraklı gözlerden kaçmamış. (Milliyet editörü tarzı bir finiş oldu, çok mutluyum.)
Bilim adamı tiplemeleri gerçekten komiğime gidiyor. Dizinin esas ablası Penny'yi de hayranları affetmemiş ve yakalamış birinci sezon ilk bölüm ile, dördüncü sezon 24ncü bölüm arasında geçen üç buçuk yılda oyuncunun aldığı kilo meraklı gözlerden kaçmamış. (Milliyet editörü tarzı bir finiş oldu, çok mutluyum.)
13 Mayıs 2013 Pazartesi
İtici olmak
Çok bilinen bir gıda markasıyım. Et ve süt ürünleri üretiyorum ve pazardaki liderlerden biriyim. Sucuk, salam vs gibi mamuller de üretiyorum. Piyasada da tutulan sağlam bir tanınma oranı olan ürünler. Sonra kendi kendime "ya ben bu ürünlerimin nasıl ağzına sıçarım, nasıl geçmişini zikip insanların gözünde en uzak en itici noktaya getirebilirim acaba" diye derin derin düşünüyorum. Sonra da aklıma geliyor tabiki, aaaa doğru ya yeryüzündeki en itici insan olan sevgili oyuncu, dj, vj, sunucumuz gelip o muhteşem iticiliğiyle gevrek gevrek rahatlığıyla ürünümün ağzına sıçabilir.
3 Nisan 2013 Çarşamba
28 Mart 2013 Perşembe
Conan
8 Mart 2013 Cuma
SOA
Gelmiş geçmiş en iyi karakter oyunculuklarından birini oyuncu Kim Coates'in Tig karakteriyle canlandırdığı sürükleyici dizim Sons of Anarchy'nin ortalama seyirci sayısında önemli bir artış olmuş. Beşinci sezonun seyirci ortalamasının yayınlanmasını sabırla bekliyorum. Baş roldeki elemanın o zorlama bitirimliği yerini daha gerçekçi bir çete liderine dönüşünce, kendisi gerçek birer çete elemanı gibi duran diğer karakterlere daha bir uyum sağlamış. Aşağıya Kim Coates'in bir duvar kağıdını da koyuyorum. Bu adamın bu roldeki dehşet performansıyla da Emmyy vs almaması büyük haksızlık.
Yalan Yakası
Öncelikle eksisozluk sitesinde yer alan Avrupa Yakası ve Yalan Dünya dizilerinin karşılaştırıldığı başlıkta üçüncü sırada girilmiş olan DIGI TURK nikli yazarın girdiği bu muhteşem tespitler içeren entry'sini kopyala-yapıştır yaptığımı belirteyim canlarım. Gülse Birsel elinden üçüncü bir dizi çıksa büyük ihtimalle konu biraz farklılık arz etse de tiplemeler birbirinin dibine kadar yakın, o yüzdne kendisinin bu yazıyı bir başucu eseri olarak saklamasında fayda var. On numara bir tespit olduğundan burada bulunsun istedim. buyrun buradan yakın.
avrupa yakası vs yalan dünya
- sonucunda yalan dünya yalan oldu diyebileceğimiz kıyaslamadır.
bir doğan görünümlü şahin vakasıyla daha karşı karşıyayız.
- avrupa yakası nişantaşı'nda aykırı yaşamları konu alıyor, yalan dünya cihangir'de
- avrupa yakası'nda otoriter baba tahsin amca(gazanfer özcan), yalan dünya'da şehmuz(altan erkekli)
- avrupa yakası'nda çılgın, hatta deli anne iffet(hümeyra), yalan dünya'da servet(füsun demirel)
- avrupa yakası'nda şiveli konuşan, kro, komik adam burhan altıntop(engin günaydın), yalan dünya'da selahattin(olgun şimşek) (iki dizide de anadolu insanını itin götüne sokmak üzere yaratılmış karakterler denebilir)
- avrupa yakası'nda evin şımarık oğlu volkan(ata demirer), yalan dünya'da rıza(beyazıt öztürk) (ikisinin de standupçı olması ilginçtir)
- avrupa yakası'nda zengin, rüküş ve kaba kız şahika(binnur kaya), yalan dünya'da nurhayat(gupse özay)
- avrupa yakası'nda demode, görgüsüz, sınıf atlama derdindeki kız makbule(hasibe özlem eren), yalan dünya'da gülistan(hasibe özlem eren)
- avrupa yakası'nda her şeyin merkezindeki, hep sevimli, hep güzel, zeki elit kız aslı(gülse birsel), yalan dünya'da deniz (gülse birsel)
- avrupa yakası'nda deli, aykırı tip gaffur(peker açıkalın), yalan dünya'da orçun(bartu küçükçağlayan)
- avrupa yakası'nda çapkın ve aşırı karakter kubilay(vural çelik), yalan dünya'da çağatay(hakan meriçliler)
- avrupa yakası'nda masum yalanların adamı sacit(tolga çevik), yalan dünya'da bora(öner erkan)
- avrupa yakası'nda açık saçık aşk kadını fatoş(şenay gürler) , yalan dünya'da açılay(nihal yalçın)
- avrupa yakası'nda koyu laz dursun(ömür arpacı), yalan dünya'da reis(ömür arpacı)
- avrupa yakası'nda yapımcı sinan çetin, yalan dünya'da cimri yönetmen tufan paksoy(tuna orhan) olarak karşımıza çıkar. (yönetmen tufan'ın olduğu kısımlar senaryoya bu amaçla girmiştir. burada gülse birsel sinan çetin'le avrupa yakası'ndan kalan hesabını görmek için cimri, hep paraya odaklı çıkarcı bir yönetmen karakteri yaratmıştır.)
- iki dizi arasındaki en büyük fark, yalan dünya'daki kadro fakirliği olsa gerek. avrupa yakası'nda kadro yalan dünya'nın neredeyse iki katıydı. kadro geniş olduğu için kötü oyunculuklar, zayıf bölümler tolere edilebiliyordu. bir dilber hala, bir cem, bir sertaç, bir tacettin, bülent sedef çifti, tanrıverdi, şehsuvar, yaprak, sadettin bey, cesur, kapıcı ailesi ve onlarca konuk oyuncu avrupa yakası'nın zenginliğiydi. yalan dünya emir, nurhayat, orçun, tülay etrafında dönmekte. diziyi değil de youtube'da bu karakterleri aratıp izleyen bir kitle oluştu.
açılay bitmek üzere, ite kaka gidiyor. o nevrotik uyumsuz kadın modeli vatandaşı baydı. biraz seksilik kattılar o da sırıttı
çağatayı itici bulanlar sevenlerinden daha falza
nurhayat nurhayat nereye kadar, konuşmasına aşina olunduktan sonra prim yapmayacak
elde bir emir ve tülay kalıyor, bunlar diziyi götürür mü?
edit: ha bir de orçun
edit: burada oyuncular kıyaslanmıyor. aynı karakterler iki dizide de var denmek isteniyor. örn: "şiveli konuşan, kro, komik adam" , "zengin, rüküş ve kaba kız" vb.(digi turk, 27.06.2012 10:46 ~ 28.06.2012 08:49)
28 Şubat 2013 Perşembe
Bones
Yukarıdaki deneysel klibi yabancı ülkeler için +13 ülkemiz için +170 olmuş. Kim yapmış, nerde kullanılmış bilemiyorum. Mükemmel melodileri içinde barındıran bir şarkı. Game of Thrones üçüncü sezon trailer videolarında kullanılan bir şarkıymış. Ben radyoda dinleyince beğendim. Winter is coming gençler. Sözlerini kopyala yapıştır yapmıştım ama sözlerin eklenmiş olduğu aşağıdaki official videosu daha iyi olur diye düşünüyorum. Güzel bir çalışma olmuş.
27 Şubat 2013 Çarşamba
BSG
Battlestar Galactica dizisini izliyordum bir süredir. Dört sezon, dört sezondan önceki giriş bölümleri aradaki ara bölümler, webisode'lar hepsini izledim sadece final bölümü kaldı. Gerçekten muhteşem kotarılmış sahneler var. En beğendiğim bölümü dehşet bir intihar saldırısını da içeren üçüncü sezonun dördüncü bölümüydü ki bir blogger'ın şurada yazdığı yazısında en beğendiği 10 bölümü yazarken ilk sırada aynı bölümü yazmış.
Akşam rahat rahat izleyeceğim son bölümü, bu güzel diziyi uğurlayacağım. İş miş sebebiyle bir izlediğim diziyi bir daha seyredemiyorum ama ilerde bir şansım daha olur da zamanım olursa, üzerinden ikinci tur atılacak ilk dizi budur sevgili kardeşlerim.
Bu da özellikle üçüncü bölümün sonlarına doğru çıkan, kritik bir önemi olan, dizi ve filmlerde arka planda çalan bir şarkıdan çok, gidişat içinde rolü olan bir film müziği. All along the watch tower Dinleyin bu muhteşem şarkıyı. Diziye başlamamış kardeşlerime selam olsun, çok şanslısınız gençler.
Akşam rahat rahat izleyeceğim son bölümü, bu güzel diziyi uğurlayacağım. İş miş sebebiyle bir izlediğim diziyi bir daha seyredemiyorum ama ilerde bir şansım daha olur da zamanım olursa, üzerinden ikinci tur atılacak ilk dizi budur sevgili kardeşlerim.
Bu da özellikle üçüncü bölümün sonlarına doğru çıkan, kritik bir önemi olan, dizi ve filmlerde arka planda çalan bir şarkıdan çok, gidişat içinde rolü olan bir film müziği. All along the watch tower Dinleyin bu muhteşem şarkıyı. Diziye başlamamış kardeşlerime selam olsun, çok şanslısınız gençler.
24 Şubat 2013 Pazar
Değişim
Bir keresinde takım elbiseli halini gördüğümüz Anson Mount biladerimiz Hell on Wheels dizisinde diğer fotolarda gördüğünüz karizmayı gösterebiliyor. Takım elbiseli haline iki tokat atma ihtiyacı hissedeceğiniz adam birdenbire kanka olunası bir adam rolüne giriyor. Seviyorum bu tip değişimleri ve çalışmaları.
Bu arada bu yazının dizgisi de bir enteresan bir tuhaf oldu ya kendime buradan sert eleştirilerimi sunuyorum.19 Şubat 2013 Salı
O Sesi Kim
Her şeyden önce sevgili medya duayeni Acun beyin kendi kafasından matrak geçtiğini düşünüyorum ikide bir "Türkiye'nin osesikim, osesikim" diyerek. Yarışmayı hiç takip etmemiştim. Finaline denk geldim ve bilgisayarda birşeyle uğraşıyorken televizyon da açıktı ve ucundan ucundan bakarak gittim.
Jüridekilerin yarışmacılarıyla düet yaptığı kısımdaki erkek jürilerin sesinin yetmemesi, Hülya Avşar'ın sesinin yetmemesinin üzerine bir de zamanında çıkmış olan kendi albümündeki bir şarkının girişini bilmemesini bir kenara bırakırsak:
Bir kere finale kalan dört kişiden Berkan adındaki yaşı küçük kardeşimiz dışında hiçbirinin sesi güzel değildi. Bu çocuk ilk elenen kişi oldu yanılmıyorsam. Kalan üçlüden de biri Barış Akarsu taklidi, biri Ahmet Kaya'nın çok çok kötü bir taklidi. Diğeri de benim sesini beğenemediğim, müzik kulağı olmayan bir abla. Murat Boz'un şarkısını okurken kız başka bir melodiden okudu o derece yani. "Teklitler mi aslını yaşatan" bilemiyorum ama Ahmet Kaya'nın ekmeğini yiye yiye sesi benden bile kötü olan bir adam kazandı yarışmayı. Türkiye o sesini buldu mu bilmiyorum, bence bu yarışma hala osesikim.
6 Şubat 2013 Çarşamba
Avukat
Kim Milyoner Olmak İster yarışmasındaki eblekvari tavırlarıyla o an yarışmayı izleyen tüm sülale fertlerinde "Bu mu avukat olacak" dedirten 18 yaşındaki bir kardeşimiz programdaki hali sebebiyle kendine yüklenenlere twitter'dan aşağıdaki gibi çakmış. Sen henüz hukuku sadece kazanmışsın güzel kardeşim. Kazanmışken bu havayı atıyorsan, bitirdiğinde başın arşa mı değer bilemiyorum. İkincisi müvekkil olmak aşağılık bir şeydir de avukat olmak yüce birşey midir, git herhangi bir hocana, hatta bölümden bir öğrenci arkadaşına sor bakalım. Reytinglerin çok olması ekrandaki mamülün iyi olduğunu mu gösterir bunun da üzerine bir düşün bakalım cancağızım. Bir de reyting kırmak nedir, reyting etmek, reyting eylemek, reyting kılmak gibi bir şey midir?
Bütün bu geyik muhabbetinden sonra özetle yaptığının en kibar tanımı "ayıp" Meltem Yılmaz kardeşim. Derslerinde başarılar ve daha önemlisi insanlarla iletişim kurma becerini geliştirebilmen dileğiyle..
30 Ocak 2013 Çarşamba
Gerizekalı
Hayvan ya bu herif. Geberiyorum gülmekten. Ricky Gervais zaten duşta kendini komik bir şekilde fotolayıp paylaşan ayrı bir numune; bir de üstüne bu şova gelince programın sunucusu Conan O'Brien ın haberi olmadan önceden kurduğu düzeneği çalıştırıyor. Onu da ikna edip beraber duş fotoğrafı çektiriyor. Çok komikler yibinolar ya.
24 Ocak 2013 Perşembe
Hatipoğlu
Nihat Hatipoğlu gibi bir insanı bile çileden çıkarabilmişler ya çok ilginç. Nihat bey yine de bozmamış hiç üslubunu; küfürsüz hatta kaba kelimeler bile kullanmadan anlatabilmiş meramını, kızgınlığını. Dikkatimi çeken bir ayrıntı ise haberin linkine tıkladığınızda görebileceğiniz üzere, hep eleştirdiğim Milliyet web sitesinin bu haberi magazin başlığının altına koyması.HABERİN LİNKİ
-KADIN -"Çok utanarak çok nefret ederek söylüyorum... Diyorlar ya erkek aldatır. Ben aldattım. İstemeyerek bu hataya düştüm. Vicdanen çok rahatsızım. Evliliği beynimde bitirdim"
-NİHAT HATİPOĞLU : E... vicdan azabı çekmen lazım... Çocuklarınız var mı?
-KADIN : Var üç tane...
-NİHAT HATİPOĞLU : Ooo niye böyle bir yanlış yaptın peki?
-KADIN : Çok pişmanım hocam. Şahsi olarak görüşüyorduk bir anda bana yaklaştı. Bir boşluk mu bilmiyorum.
-NİHAT HATİPOĞLU : Peki sizinle düşüp kalkan bu ahlaksız herif evli midir bekar mıdır
-KADIN : Evlidir
-NİHAT HATİPOĞLU : Yazıklar olsun o zaman ona da size de!.. Allah'ın en nefret ettiği günah evlilerin zinasıdır... Ortamı müsait hale getirmeseydiniz bu hale gelmezdiniz.
6 Ocak 2013 Pazar
Gerçek Yetenek Acun
Yetenek Sizsiniz yarışması benim hayatımda gördüğüm en adaletsiz yarışmalardan biri. Acun Ilıcalı reyting çekme ihtimali yüksek olan, dolayısıyla -bu sebeple belki de- işine gelen yarışmacıyı 30 dakika sahnede tutabiliyor. Yerine göre de yarışmacı şovunu yaparken donuk bir şekilde izleyebilip, yerine göre "Allahım yarabbim gülmekten karnıma ağrılar giriyor, nasıl da eğleniyorum" şekline bürünebiliyor. En kötüsü de yarışmacıyla ilgili oy verecek olan seyirciyi; yarışmacının performansı bittikten sonra iyi ya da kötü yönde motive edecek konuşmalar yapabiliyor. "Bu gece performansınız düşüktü" ya da "Bu yarışmayı kazanabilecek kadar iyisin" diyebiliyor mesela. İşine gelince oylamadan sonra konuşmak istiyor, işine gelince de yorumunu iyi ya da kötü yönde yapıyor. Olmaz öyle sayın abim, öyle kafana göre kurduğun dünyada bu kadar da kafana göre takılamazsın.
3 Ocak 2013 Perşembe
Battlestar
Sons of Anarchy gibi güzide bir diziden sonra Dexter'ın yeni sezonu bir çırpıda bitti. Dokuzar onar bölüm yayınlanıp ara vermiş olan Revolution ve Arrow gibi çerezlikleri de süratle izledim. Bölük pörçük izlediğim Breaking Bad, Dexter'ın ilk sezonları gibi diziler; adı şu anda aklıma gelmeyen ödül aldığı için indirdiğim bir takım diziler; hatta Lost gibi dizilere tekrardan girme fikrindense, Battlestar Galactica'yı izlemeye karar verdim. Dün tablete attım birinci sezon ilk iki bölümü. İlk bölüm bir başladı; bir baktım Battlestar Galactica'da daha önce diyor. Haddi canım nidasıyla, daha önce ekşisözlük'te okuduğum bir konuyu, bu kamil dizinin bir izleme sırası olduğunu hatırladım. Bu akşam tekrardan başlayacağım iki bölümden oluşan Battlestar Galactica Mini Series ile. Sonrasında sıra hakkında inanılmaz olumlu şeyler okuduğum OZ'da olacak.
31 Aralık 2012 Pazartesi
Sitend ap
Sadece Yetenek Sizsiniz değil, Acun Ilıcalı'nın bütün yarışmalarında bazı yarışmacıları kayırdığını, bazılarını ilerletmek adına ittiğini zaten görüyoruz. Prime time denilen zaman diliminde bir yarışmacıya 27 dakika ayrılması da durumu biraz gözler önüne koyuyor. Hülya'nın kasınç kasınç gülmesi, Acun'un gülmekten karnıma ağrılar giriyor tripleri. On yıldan fazla zamandır bu işle uğraşan, kasıntı bir şekilde "Bu iş şöyle zor böyle bilmemne bir iş" diyebilen, "Ben farklı bir insanım ki bu işi yapıyorum" diyebilen bir adam için son derece vasat bir stand up'çı abimiz Atalay Demirci. O kadar farklısın ki, sisteme dair o kadar çok soru sormuşsun ki yaptığın analizler hocanın sınıfa her geldiğinde bizim ayağa kalkmamızla sınırlı kalmış. On yıl önce yaptığın şovla dün yaptığın şov arasında hiçbir fark yok sayın hocam. Sağlam bir yeni metin çalışmasına girmen lazım.
Öyle mal gibi sıkılarak izledim diyemem tabiki, yer yer komik. Ama tutup da bu işten ekmek kazanacak kadar malzeme yok ne yazık ki. Yine de yolu açık olsun, sahne sanatlarıyla hayatını kazanmaya çalışan herkese karşı bir sempatim var çünkü.
Öyle mal gibi sıkılarak izledim diyemem tabiki, yer yer komik. Ama tutup da bu işten ekmek kazanacak kadar malzeme yok ne yazık ki. Yine de yolu açık olsun, sahne sanatlarıyla hayatını kazanmaya çalışan herkese karşı bir sempatim var çünkü.
13 Aralık 2012 Perşembe
Revolution
İsmine aldanıp da farklı beklentiler içine giren, tanıtımını görüp de Lost ayarında yepyeni bir efsane bekleyen insanları hüsrana gark etmiş bir dizi. Milyarlarca hatta belki de trilyorlarca devamlılık hatası, mantık hatası, Amerikan klişesi barındıran bir dizi. Oyunculuklar da maalesef sınıfta kalacak düzeyde. Her hafta bir bölümü merakla beklenecek, meraktan karın ağrıtacak bir dizi değil. Ama bütün bölümleri elinizin altındaysa güzel vakit geçirtebilir.
11 Aralık 2012 Salı
Michael C Hall
Benim bugüne kadar kendimce -naçizane- oturttuğum bir görüşüm ve eleştirel bakış açım var tiyatro, sinema, dizi oyunculuğu üzerine. Genetikten gelen eleştirme huyu sebebiyle izlediğim herhangi bir üründeki en uç eleştirilebilecek ayrıntılara kadar bakıyorum. Bir ara izlediğim şeylerden tat alamaz olmuştum ama çok şükür ki bu huyumu yenebildim.
Michael C Hall'un da oyunculuğunda da çok ufak tefek falsolar bulabilir insan. Gelgelelim hormonlarında sorun olmayan bir erkek; kendisinin aşağıda görebileceğiniz Six Feet Under dizisindeki oyunculuğunu yapamaz, yapamaz ve en önemlisi yapamaz. Bir rol için deli gibi kilo alabilen ve verebilen oyuncular var. Christian Bale buna iyi bir örnektir, bir filminde baklavalı göbeğiyle bir filminde 40 kilo görebiliriz onu. Ya da sayın idolüm Robert De Niro'nun Raging Bull filmi için 20-25 kilo alması/vermesi (filmde Robert abimiz baklavalı bir boksörken tak -X yıl sonra- ibaresi görürüz ve Robert abi o kadar kiloyu almıştır) de oyunculuk adına yapılmış inanılmaz fedakarlıklar. Ama Hall'un aşağıda kotardığı olay gerçekten çok daha zor geliyor bana. Dizinin tüm bölümlerini izleyenler bilir daha nice samimi anları vardır siyahi abiyle.
Kendisi aileden kalma ırsi sebepler sebebiyle potansiyel bir kanser hastası olduğunu bilir ve sıkça kontroller yaptırır. Bu tahlillerden birinde beklediği üzere kanser olduğunu öğrenir ve çok şükür ki iyileşir. Hasta olduğu dönemlerde de Golden Globe - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü alır.
Beşinci sezonun başlarına kadar da dizi de üvey kardeşini ve .alıştığı departmanda çalışan bir komiser olan Debra karakterini canlandıran ablamızla evliydi. Birbirlerine geri döndüler mi bilmiyorum. Ödül zımbırtısında ablayı görebilirsiniz.
En alttaki dans ettiği videoyu renk olsun siye ekledim, en üstteki videoyu da benim gibi Conan'sever insanlar baksın diye. Sana buradan selamlarımı gönderiyorum sevgili Michael biladerim. Çalışmalarında başarılar dilerim.
Michael C Hall'un da oyunculuğunda da çok ufak tefek falsolar bulabilir insan. Gelgelelim hormonlarında sorun olmayan bir erkek; kendisinin aşağıda görebileceğiniz Six Feet Under dizisindeki oyunculuğunu yapamaz, yapamaz ve en önemlisi yapamaz. Bir rol için deli gibi kilo alabilen ve verebilen oyuncular var. Christian Bale buna iyi bir örnektir, bir filminde baklavalı göbeğiyle bir filminde 40 kilo görebiliriz onu. Ya da sayın idolüm Robert De Niro'nun Raging Bull filmi için 20-25 kilo alması/vermesi (filmde Robert abimiz baklavalı bir boksörken tak -X yıl sonra- ibaresi görürüz ve Robert abi o kadar kiloyu almıştır) de oyunculuk adına yapılmış inanılmaz fedakarlıklar. Ama Hall'un aşağıda kotardığı olay gerçekten çok daha zor geliyor bana. Dizinin tüm bölümlerini izleyenler bilir daha nice samimi anları vardır siyahi abiyle.
Kendisi aileden kalma ırsi sebepler sebebiyle potansiyel bir kanser hastası olduğunu bilir ve sıkça kontroller yaptırır. Bu tahlillerden birinde beklediği üzere kanser olduğunu öğrenir ve çok şükür ki iyileşir. Hasta olduğu dönemlerde de Golden Globe - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü alır.
Beşinci sezonun başlarına kadar da dizi de üvey kardeşini ve .alıştığı departmanda çalışan bir komiser olan Debra karakterini canlandıran ablamızla evliydi. Birbirlerine geri döndüler mi bilmiyorum. Ödül zımbırtısında ablayı görebilirsiniz.
En alttaki dans ettiği videoyu renk olsun siye ekledim, en üstteki videoyu da benim gibi Conan'sever insanlar baksın diye. Sana buradan selamlarımı gönderiyorum sevgili Michael biladerim. Çalışmalarında başarılar dilerim.
Conan O'Brien'ın şovundaki sohbetleri
Six Feet Under
Golden Globe Ödül Töreni
Gamer'daki Dans ve Dövüş Sahnesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










