Mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2013 Perşembe

Chai Tea Latte


Malzemeler:
  • 4 su bardağı süt,
  • 1 silme çay kaşığı tarçın,
  • 1 tatlı kaşığı zencefil,
  • 1/4 çay kaşığı karabiber,
  • 4 tane karanfil,
  • 5 adet kakule çekirdeği,
  • 1/2 çay kaşığı muskat rendesi,
  • 3 yemek kaşığı bal,
  • 1 adet demlik poşet çay.
Hazırlanışı:
  • Çay hariç tüm malzemeyi bir çaydanlık veya sos tenceresine alıp karıştırın,
  • Kısık ateşte kaynayana kadar pişirin,
  • Kaynamaya başlayınca içine çay poşetini atıp 5 dk. daha kaynatın,
  • 5 dk demlenmesini bekleyip süzün ve servis yapın.
Sevgili dostlarım, dün akşam Kadıköy'de sitend ap şovumuzu yaptık beş arkadaşımla. Hepside güzide insanlar. İzlemeye gelmeye de yine çok sevdiğim güzide arkadaşlarım gelmişti. Çıkışta bir Zıtarbags bulup hastası olduğum Chai Tea Latte içtik beraber. Komünist damarım kabardığında aslında bu kahve dükkanına kıl olmam lazım ama benzer burada 5 tl olan ürün Kahve Dünyası'nda 8 lira amk. Neyse çok eğlendik arkadaşlarla. Nergis üstüne döküyodu yine az daha. Caner kamili karamel makkiyato istedi, yine karamel yoktu içinde; bahtsız kardeşim benim. Ama en güzeli Chai Tea Latte'ydi

19 Şubat 2013 Salı

Hangi Şarap


Bir başucu eseri olmuş. Hele ki benim gibi rakı, Efes Extra ve votkadan başka birşey bilmeyen denyolar için. Hangi şarap hangi yiyecekle güzel gider yazmışlar. Atıyorum evde Kırmızı-Hafif diye g.tümden çevireceğim "Light Red" tip bir şarap varsa; bunu tavukla, salamura et, kızarmış sebze ve balık değil de yengeç vs gibi ağır deniz canlılarıyla yiyin demiş. Ya da siz balık yanında şarap istiyorsanız, Sparkling dediği şarap tipini önermiş. Yani şarabın yanına daya peyniri gitsin dememek lazımmış. Beygirliğin lüzumu yok. İlk market gezimde şarapları inceleyip bu sertlik mertlik derecelerine bakacağım.

(Bininci kez hatırlatayım, resmin üzerine tıklayıp daha büyük ve okunaklı halini görebilirsiniz.)

5 Şubat 2013 Salı

Fuse

Sigorta ilk anlamını taşıyan FUSE kelimesi ülkemizde şahsen pek sevmediğim bir firmanın yan ürünü olarak bir buzlu çay markasına dönüştürüldü. Dört çeşidi var: Kendi tanıtımlarında kullandıkları sırasıyla:

Limon, Şeftali, Karpuz, Mango&Ananas

Ürünlerden şeftali olanı bildiğiniz şekerli su, tadı gayet adi bir mal gibi duruyor bence. Ürünün adını Fûyz ti diye telaffuz eden limonlu buzlu çay sevenler bile limonlusunu beğenmedi. Karpuzlusunun tadı iyi ama  içerken "Ne içiyorum lan ben" veya "Hmmm çok leziz bir şalgam suyu olmuş bu" demeniz doğal. Firmanın dördüncü sırada saydığı mango ve ananaslı olan model ise açık ara en iyisi. Piyasada en çok giden buzlu çay çeşitleri belli; limon ve şeftali. Ama burda firmanın "masrafları kaldıramıyoruz dört çeşidi üçe düşürelim" demesi halinde, üretimini iptal etmek için ilk yükleneceği mango-ananas en iyisi bence. Duyun dediğimi kamilin önde gideni lolipoplar sizi. bu ürünün litrelik ve iki buçuk litrelik versiyonlarını çıkarın. Ağırlık verin bu ürüne oğlum, illa olay mı çıkaralım.

30 Aralık 2012 Pazar

Midye

Cumartesi günü yani dün bir arkadaşımda kaldım, pizza mizza söyleyip deli gibi yedik içtik muhabbet ettik. Normalde midye yediğinde en fazla 3-4 tane yiyebilen arkadaşım, ona gelirken yolda aldığım 5 liralık yaklaşık 15-20 adet olan midyeyi fazla bulmuştu. Sonra benim arkadaş buradan kendi limiti dörtlüsünü yiyince ben de birayla diğerlerini yuvarlayınca canım biraz daha çekti. Yakın olan sokak midyecisi tezgahındaki malı bitirmeden deparla gidip aldım 10 liralık daha. Çok aldığımı belirten sevgili arkadaşım aynen gömüldü midyeye, ve kişisel rekorunu yaklaşık 12'ye çekti. Şaka maka gitti mi de gidiyor meret.

22 Kasım 2012 Perşembe

Portekiz

Karar verdim sevgili dostlar, Yemekteyiz programına katılıp görmüş olduğunuz Portekiz Usulü Tavuk yemeğini yapacağım. Yarışmacıların yemeklerini gözünün yaşına bakmadan yiyip, beğendiysem adam gibi beğendiğimi belirtip, beğenmediysem suyunu çıkarmadan insan gibi eleştirip, sonra da hepsine "Yemekleri şöyle beğendim böyle beğenmedim, aslında kendisine 8 verecektim ama bu yarışmada insanlar it gibi yemeklerini yedikleri insanlara 10 üzerinden 3-4 verdiğinden ve ben de bu yarışmayı kazanmak istediğimden Ayşen ablaya notum 1" diyerek bir vereceğim. Böylece çatır çatır da birinci olacağım.

18 Kasım 2012 Pazar

Jim Beam

Bugün bir kez daha gördüm ki, benim içkim viski değil arkadaş heralde. Tadı çok enteresan içimi harbiden çok zor benim için viskinin. İçene gerçekten saygı duyuyorum. Bir ara bir arkadaşım bize pahalı bir viski ısmarlamıştı, onun içimi Redbull'la karıştırdığımızdan nispeten rahattı. Ama kola, soda, efenime söyleyeyim diğer bir takım takım taklavat viskiyi kurtarmaya yetmiyor benim için. Bulunduğum ortamda içiliyorsa gözünün yaşına bakmam içerim. (Gözünün yaşına bakmadığım da aslında kendim oluyorum, bilginiz olsun.) Ama "Kanka ne içelim" diyen bir ekipleysem viski demeyeceğimden eminim.

12 Kasım 2012 Pazartesi

Sıcak Midye


Konu alanımla alakalı katıldığım bir bilgi yarışmasında 1250 kişinin arasında üçüncü olarak kazandığım tatilde; toplu taşımayla şehir merkezine giderek Efes Extra ile aynı alkol yüzdesine sahip olmasına rağmen daha iyi kafa yapan iki adet kırmızı Tuborg, bir adet cips ve İstanbul'daki gibi dondurulmuş değil de sıcak yenen 50 adet midye alıp otel odama döndüm. Resimdeki kırmızıların biri boş diğerinin de yarısından biraz fazlası dolu. Penceredeki manzara ayrı bir model ve benim şu biraları içerken aldığım hazzın tarifi mümkün değil.

Öyle içki kültürüm yok benim. Bazı arkadaşlarım var deneye deneye bir kültür haline getirmişler bazı şeyleri. Benim öyle "Rakıyı sek içerim, birayı Miller'dan başkasını içmem, Malibu'suz sütlaç yemem, balıkla mutlaka votka içerim, şarap içeceksem en az 9 çeşit peynir alırım" gibi çok net çizgilerini çizdiğim birşey yok. Hemen hemen bütün içkileri denedim ve benim içki içmem için tek gerekenin yanımda bu muhabbete uygun arkadaşlar veya içinde bulunduğum ortamın buna uygun olması gerektiğini anlamış bulunuyorum.

Bu arada denediğim alkollü içecekleri de buraya yazacağım peyderpey ama şunu özellikle belirtmek isterim ki; buraya yazınca ve yazıya da  başlık olarak yazınca canım nasıl çekti anlatamam, anlatamam.

13 Eylül 2012 Perşembe

Künefe


Bir sitede evde de yapıyorum çok rahat gibi bir yorum okuyunca ben de evde yapmaya karar verdim. Nasıl hazırlandığını da başka bir siteden kopi peyst yaptım, ilk fırsatta deniyorum.

200 gr. tel kadayıf
2 çorba kaşığı tereyağı
200 gr. dil peyniri
1 su bardağı toz şeker
1,5 su bardağı su
1 dilim limon
Antep fıstığı veya dondurma

Şerbet malzemelerini tencereye alıp kaynatıyoruz. Tel kadayıfı doğruyoruz. Teflon tavanın zeminine tereyağının yarısını alıp yayıyoruz. Tel kadayıfın yarısını tavaya serperek döküyoruz. Peyniri üzerine rendeliyoruz. Kalan tel kadayıfı da üzerine serpiyoruz. Tereyağının kalan yarısını da eritip üzerine döküyoruz. Tavayı ocağa alıyoruz. Alt tarafı pişince düz bir kapak yardımıyla künefeyi ters çeviriyoruz. Diğer tarafı da pişine servis tabağına alıyoruz. Üzerine yeşil fıstık serpiyoruz. Dondurma ile birlikte servis ediyoruz.