Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2013 Salı

Transfer



Bruma'yı değil de Bruno'yu transfer etseymişiz ya. Ben kendisinin adını böyle uzata uzata Buruuu-ma diye okuyacağım müsadenizle. Adamın adı heryerde Bruma diye geçiyor, ama asıl adı: Armindo Tué Na Bangna Bu da enteresan tabi. Yarın öbür gün transfer edilebilirse, sevgili kulübüm Galatasaray başka adam kakalandığı iddiasıyla kavga çıkarsa haklı yani.


22 Mayıs 2013 Çarşamba

Tıroookpaaaa


Didier Drogba: Kralı unutmayın! Metin Oktay parçalısının bir parçası olmak gurur verici.

Büyük adamsın kankatorres, oynadığın kulübün geçmişine vs bakıp böyle sahipleniyorsan, harbiden büyük adamsın. Kaşkere 1-2 değil de 6-7 yıl top oynayabilecek düzeyde olsaydın be. Parçalı da çok yakışmış bu arada tosunumuza.

16 Mart 2013 Cumartesi

Real Mardin

- Kankü sana bir iyi bir kötü haberim var.
- Önce iyiyi söyle.
- Barcelona bize çıkmadı.
- Eee kötü nedir
- Malaga da çıkmadı.

- Kankü sana bir iyi bir kötü haberim var.
- Önce kötüyü söyle.
- Malaga bize çıkmadı.
- Eee iyi nedir
- Barcelona da çıkmadı.

- Kanka sana bok gibi bir haberim var.
- Dinliyorum.
- Real çıktı lan bize.

Lafı dolandırmadan en sondaki metodu uygulamak lazım bence sevgili kardeşlerim. Burak Yılmaz'ın Schalke maçından sonra kurduğu "Bu saatten sonra kim gelirse gelsin artık, çıkar aslanlar gibi oynarız" cümlesinin hayata geçmesinden başka birşey istemiyorum ben. Mantıkla baktığımızda ilk maç orda 2-3 farklı mağlubiyet, ikinci maç burada beraberlik veya tek farklı galibiyetimizle eleniriz gibime geliyor. Ama gönül dolup taşıyor tabi, Lyon'un 3 kere elediği Real'e bir de biz çakarsak. Düşünmesi bile gayet leziz.

13 Mart 2013 Çarşamba

Fatih Terim

Kendisiyle ilgili uzunca bir yazı yazmayı zaten düşünüyordum ama dün akşamki maçtan sonra şu notları kısaca belirtmek istedim:

- Schalke'nin akın akın üzerimize geldiği tüm ikinci yarı boyunca biz televizyon başında korkudan gebermişken; kendisi 85nci dakikada oyundan bir forvet çıkararak oyuna bir forvet dahil etmiştir. Oyuna aldığı adam da 90+4'te galibiyeti getiren golü attı.

- "İkinci yarının başında ben de Sneijder ve/veya Drogba'yı oyundan alıp 4-5-1'e dönmeyi ben de bilirdim. Ama oyuncularımıza defans yapmaya başlıyoruz gibi bir mesaj vermek istemedim." benzerindeki bir açıklama ile de yıllar önce ortaya attığı felsefeyi hala benimsediğini bir kez daha göstermiştir. En iyi savunma hücumdur.

Helal olsun Fatih hocam.

28 Şubat 2013 Perşembe

Drogba

Bu fotoğrafı biraz geç ekliyorum ama blogda dursun istiyorum, gelir gelmez belli etti adam kendini. Büyük topçu harbiden. Umarım daha da faydalı olur. Şu kırmızı bordo formanın siyah şort ve siyah çorapla giyilmesi gerekliliğini belirtmekten de bıktım anassını soteyim ama sanırım bu maçta ev sahibi siyah şortu tercih ettiği için bizimkiler kırmızı giymek zorunda kaldılar.

27 Şubat 2013 Çarşamba

Galatasaray-Ordu

0-2'den gelip 4-2 kazandığımız maçı televizyondan büyük heyecanla izledim. Gerçekten de maçı çevireceğimizi pek düşünmemiştim ama on numara maç oldu. Tribünlerden çekilmiş aşağıdaki gibi enteresan videolara rastlayınca paylaşayım istedim. İlk video mükemmel bir ayrıntı olmuş, sahadaki top uzaya uzaya ta Fatih Terim'e denk gelmiş. Üçüncü videodaki küfürleri çok gereksiz bulduğumu belirteyim, zira böyle bir maç kazanmışsın hala fenere küfrediyorsun ki çok gereksiz.




22 Şubat 2013 Cuma

Şampiyonlar Ligi

Burak'ın bu haftaya kadar gol krallığında lider olarak gelmesi mükemmel bir olay. Hamit'in istatistiği de adamı kanser edecek cinsten. Direğe en çok takılan adam istatistiğinde bir numara, üç topu direkten dönmüş. O üçü içerde olsa, ya da en azından ilk Manchester maçındaki içerde olaydı, şu anda feys ortamlarında bazı ergen arkadaşlarım "Fatih hoca bu Hamit'i oynatmak inadından niye vazgemiyor" demezdi diye düşünüyorum.

19 Şubat 2013 Salı

Apaçi

Apaçilik bizde bir gelenek oldu sanırım. Birşey moda oldu mu alıp yürüyor mutlaka. Bilekte daralan ve bilekte biten pantolonlar beni ittikçe itiyor.

Şu resimde de Burak tam bir Zeytinburnu apaçisi, Selçuk da Zeytinburnu'nda damacana su dağıtım işinde çalışan bir eleman gibi duruyor.

Sanırım biraz da fotoğrafın çekimiyle alakalı Samsung Galaxy S3 gibi dandik bir telefonla mı çekmişler ne yapmışlar tam çözemedim. İkisi de 1.80'den uzun adamlar olmalarına rağmen bir tuhaf koca kafalı filan çıkmışlar. Şu fotoyu hiç değilse bir Sony Xperia S ile çekselerdi böyle olmazdı. (Diyerek telefonumun reklamını da yapayım.)

1 Şubat 2013 Cuma

Patlama


Gol öncesindeki hareketlenmeyi ve gol sonrasındaki tribünlerdeki reaksiyonları gayet güzel aktarmayı başaran leziz bir video, hele bir de benim gibi Galatasaray taraftarıysanız daha da leziz gelecektir gözlerinize. Çeken arkadaşımızın eline sağlık.

17 Aralık 2012 Pazartesi

Nostalji


Ayrıca sevgili Meirelles kardeşim, arma öyle 2-1 mağlup olunan bir ilk yarı maçında, rezil bir oyun oynadığın maçta kırmızıyı yemişken rakip taraftarı tahrik etmek amacıyla öpülmez, rakibe gösterilmez. Arma gol atınca öpülür. Bir maçı çevirince öpülür. Taraftarın seni çağırınca gösterirsin, öpersin. Götten uydurulma 6 maçlık bir Süper Final'in ardından, "Kimse Kadıköy'de kupa alamaz" diye vik vik ötenleri susturarak, binbir küfür ve baskının altından şampiyon çıkarken, polis bile kendini korumaya çalışırken rakibe gösterilir.

Maçın Ardından - 1

Geçen sezonda bizi sahamızda 1-2 yendikleri maçtan sonra sevgili Volkan "Biraz daha dikkatli olsam o gol de yemezdim aslında" gibilerinden bir cümle kurmuştu. "Biraz dikkat edebilsem yediğim golü kurtarabilirdim" değil de söylediği gibi bir cümle kurması olaydaki art niyetini gösteriyordu. Bu sene cevabını aldı. Kurdurduğu baraj ve Selçuk'un şutu esnasında yaptığı gidip gelme hareketi; geçen yılki frikik golünü düşünerek içinden "Bu sefer yemiycem oğlum" diye geçirdiğinin bir göstergesi. Ama o kadar beyin fırtınasına rağmen sonuç aşağıdaki gibi oldu sevgili Volkan için.

Kendisinin son 10 küsur yıldır Fenerbahçe'nin takımım Galatasaray'a kurduğu üstünlükte önemli bir payı var. Gerçekten çok önemli, çok iyi bir kaleci, çok yetenekli. Ama gelgelelim yaptığı taşkınlıklar; kutuyla top tutma, sahada adam dövme kovalama, gazeteci tehdit etme vs sonu gelmedi gitti. Şu fanatiklik gözlüğünü çıkarabilseydi, son birkaç yıl içinde sağlam bir transfer yapabilirdi.

7 Aralık 2012 Cuma

Ali Sami Yen'din

...
milan’ı, manchester’ı sildin devler liginden en mağrur anlarında...
barselona’yı, real madrid’i devirdin,yendin...yendin!

açıldıysa ilk sen açtın bu ülkenin kapılarını avrupa’ya...
sen getirdin tarihin en büyük şeref madalyasını bu coğrafyaya.
ülkemin yüzyıllık yalnızlığını yendin dünyada...
duyuldu adın cezayir’den çin’e, kenya’dan arjantin’e,
kimsesizliğimizi yendin bir anda...yen dedi yendin!

yendin bu dünyada yenilecek ne varsa birer birer , yendin...
çünkü... sen... ali sami yen’din!

şimdi, gidiyoruz işte...çığlıklarımızı, hasretimizi ve göz yaşlarımızı bırakıp çimlerine,
kahraman ruhunu ödünç alıp götürüyoruz gittiğimiz yere,
adını yazmak için yepyeni zaferlere...

5 Aralık 2012 Çarşamba

Hadi bakalım

Tıklayarak dört bin megapiksel büyüklüğündeki halini görebileceğiniz bu resimden anlayacağınız üzere bugün takımım Cimbom'un maçı var. Okuldan arkadaşlarımla geyiğin dibine vurarak izleyeceğiz. Beklentim Galatasaray'ın kazanması yönünde. Çünkü 7 puanı olan iki takım var, biri Braga diğeri Manchester United deplasmanına gidiyor. Tabi ki bizimki çok daha kolay bir deplasman ve İngiltere'deki maçın sonucunu beklememize gerek kalmadan çakmamız lazım. Muhabbetimizin, toplanmamızın, ağzımızın tadını kaçırmadan takımımızın yenerek bizi mutlu etmesini istiyoruz. "Hadhi bakalım, hathi bakalım, hati ivladım, hath pakalım. Bizi dilirtmiden, dizgin bil fitbolle Pırtikiz'den tır ıtlıyırık dünün bıkılım."

29 Kasım 2012 Perşembe

Tespit

Yepyeni ve dehşet bir yorum yapıyorum Burak yılmaz ile ilgili: Kendini çok yere atıyor. Şampiyonlar liginde beşinci hafta sonunda Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi ile birlikte gol krallığında zirvede olan bir oyuncumuzla ilgili yüzünü gördüğü an yorumcularımızdan gelen ilk tepki bu.

"Kendini çok yere atıyor." Anladık ulan anladık. Biriniz de yeni birşey söyleyin be. Sıkılmıyor musunuz kendinizden abi siz, aynı şeyleri vır vır vır konuşuyorsunuz. Birinizden farklı birşey çıkmıyor ya, biriniz de desin ki "Ben Burak'ı aradım, çocuğa böyle böyle anlattım, o da bu huyundan vazgeçmek istiyor, haftasonu psikologa gidiyoruz." Ne kadar sert söylersem benim dediğim o kadar ön plana çıkar konuşulur o zaman "Ben olsam lisansını yırtarım." Oldu anasını satayım. Yerden kalkmamış futbolcu eskileri giydiriyor da giydiriyor. Bi susun artık be. Burak'ın yerinde olsam sırf bu kamilleri susturmak için bile olsa tamamen oynadığım futbola bakarım, ucuz penaltı peşinde koşmadan milyonlarca gol atıp iyice bozarım totoşları. Ondan sonra da konuşsunlar yine "Eskiden bu çocuk kendini çok yere atıyordu" diye.

21 Eylül 2012 Cuma

Forma

Galatasaray'ın web sitesinde takımın Manchester United maçına beyaz forma ve siyah şortla çıkacağını duyduğumda "naaalaka lan" dedim kendi kendime. Zira hayalim, idealim, ölüp bittiğim kırmızı-bordo forma + siyah şort + siyah çorap kombinasyonu bu maçta giyilmeliydi bence ve hadi giyemiyoruz; ilk okuduğumda bu sene ilk kez giyilecek olan bu kombinezonu kafamda canlandıramadım. Yalnız böyle uyumlu olacağını düşünemedim ne yalan söyleyeyim. Şorttaki numaraların sarı oluşundan desem, sırf ondan olmaz heralde, bilemedim ne biliiim.

19 Eylül 2012 Çarşamba

Afyon

Kitlelerin afyonu futbol, sevgili takımım Galatasaray;  bu akşam güzel ülkemde son zamanlarda patlayan olayları geçiştirmek için kullanılacak. Birkaç gün önce bu maçı heyecanla izlemeyi bekliyordum oysaki. Her şeye rağmen başarılar aslanlar.

10 Eylül 2012 Pazartesi

Fatih Kerim

No comment. Adam arayıp böyle tek tek fırçalayabiliyor hepsini. Sevgili hocamızın yaptığı doğru birşey değil  elbette ama spor camiasındaki hemen herkesin Fatih Terim'den bu denli tırsması takdire şayan. Kaya Çilingiroğlu'nun kopup gülmesi süper, çok doğal bir tepki, ben de izlerken öldüm gülmekten. Bir de özellikle Orduspor başkanının götüm götüm korkarak, daha önce söylediği sözlerden çark etmesi on numara olmuş. Evet kardeşlerim, işte size ibretlik bir paylaşım. İzleyin feyz alın, ibret alın.



31 Ağustos 2012 Cuma

Laguna

Diego Alfredo Moreno Lugano gibi mektup tadında, özne-dolaylı tümleç-dolaysız tümleç-yüklem dizilişindeki bir ada sahip olan bizim kendisini Lugano adıyla tanıdığımız bu arkadaşın; taraftarı olduğum Galatasaray kulübü tarafından sakatlanan Tomas Ujfalusi'nin yerine getirilmesi düşünülüyormuş.

Şu ilk videodaki hareketi hareketi yapan adamın, ikinci videodaki kavgayı başlatan ve kavganın ilerleyen anlarında daha da ayısal şovlar da yapan bu adamın sahada işi yok. Oynatanın, alkışlayanın kazanma hırsına , kör gözüne sçayım. Futboldan yediği ekmek haram olsun.

Not: Laguna da iyi arabaydı değil mi lan?


27 Ağustos 2012 Pazartesi

Emek hırsızlığı

Gerçekten belli başlı konularda insanlar mala bağlamaya çok müsait. Şu resimdeki ayarda bir gol atılan, 26 Ağustos 2012 tarihinde oynanan Beşiktaş - Galatasaray maçında tuttuğum takım olan Galatasaray son dakikalarda HAKSIZ bir penaltı  golüyle beraberliği kurtardı. Beşiktaşlı oyuncunun teması oldu mu, ya da Burak kendini niye öyle yere attı bunlar önemli değil. Çünkü penaltı değil ki zaten, öyle penaltı olmaz.

Zamanında "Rakip defans oyuncusu bana kontrolsüz gelmişse ben bunu neden avantaja çevirip kendimi yere atıp takımıma penaltı kazandırmayayım ki" şeklinde bir soru sorabilmiş olan eski futbolcu bir yorumcumuz, bu futbolcunun üzerinden etik ahkamları fışkırtıyor. "Aziz Yıldırım şike yaptıysa selam vermem" deyip altı maçta şike yaptığı yargı kararıyla kesinleşmesine rağmen hapisaneye uçarak onu ziyarete ilk giden kişi ahkam kesiyor bu konuda.

Burak'ın yaptığının birebir tanımı haksızlıktır. Bu kadar basit, hırsız Burak vs gibi triplere girilecek bir mevzu yok ortada. Penaltı olana kadar yerden kalkmayan Beşiktaşlı futbolcuların yaptığı da haksızlıktır. Ama kör Beşiktaşlılar ona profesyonellik buna hırsızlık demektedir. Dört dakika yerde yatan Batuhan maçı iyice sündürerek tedavi için kenara alınıyor, kenara alınınca da hemen ayağa kalkıp oyuna giriyor. Bunun gibi örnekler profesyonellik, ama penaltı hırsızlık. Yok öyle dava birader, bunların hepsi haksızlık.

24 Ağustos 2012 Cuma

Zürriyet

Facebook'ta alma aldırma önerileriyle paylaşılmış bir resim. Kaza geçirmiş bir futbolcudan bahsederken kazadan önce son maçta yaptığı hatası balladırılarak anlatılıyor. Hatta aldığı ceza sebebiyle yaşayacağı maddi kayıptan, kaza yaptığı arabasının lüks olmasından vs bahsediliyor. Aşağıda da haberle ilgile eski haberlerin linkini vermişler güya.

Kaza haberine bak. Tarafsızlığın doruğundaki Zürriyet; helal olsun sana.