Aceto'nun blogunda gördüm ve burada da bulunsun istedim. Videonun üzerinde sağ tıklayarak çıkan menüde en üstte yer alan "Watch in HD on Vimeo" seçeneğine tıklayarak daha kaliteli bir görüntüyle seyredebilirsiniz.
Futbolda sağ ayağımla vursam bile soldan vurmuşum gibi sert gider. Karşıdan karşıya geçerken önce sola bakarım. Bir sorun olur da kullandığım araba kayarsa sola kayar. Sol yumruğum daha hafiftir, can yakmaz. Kalbim soldan atar. Bir koltukta uyuya kaldığım zaman sola devrilirim.
6 Haziran 2013 Perşembe
Gördüm
Aceto'nun blogunda gördüm ve burada da bulunsun istedim. Videonun üzerinde sağ tıklayarak çıkan menüde en üstte yer alan "Watch in HD on Vimeo" seçeneğine tıklayarak daha kaliteli bir görüntüyle seyredebilirsiniz.
Emrah Serbes
"Her zaman dediğim gibi,
insan zincire vurulduğunda değil
kendi fikri olmadığında köledir."
insan zincire vurulduğunda değil
kendi fikri olmadığında köledir."
Emrah Serbes
Köpüşş
Sizde de bende olduğu gibi, köpek tarafından milyonlarca kez kovalanmış olmaktan ötürü yerleşmiş olan bir köpek fobisi varsa; bu resmi tıklayarak büyük haline uzun uzun bakmanızı tavsiye ediyorum şiddetle. Gezi Parkı olaylarında biber gazının tillahını yemiş ama doğal olarak insanlar gibi ağzını, burnunu, gözlerini koruyamamış bir köpüş kardeşin, kendisiyle ilgilenilirken oluşmuş şu efkarlı suratını görünce; ben bile burda olsa da sevsem şerefsizi dedim.
Yavşak Basın
Gezi Parkı olaylarının ilk döneminde kafasını kuma gömmüş olan yavşak basınımızda, yine olayların ilk günlerinde yayınlanmış bir galeri. Sesinden ve dansından önce -çok afedersiniz ama- götüyle anılan sevgili Jennifer Lopez ablamızın sahne kıyafeti. Kusura bakmasın ama böyle yarrak gibi sahne kıyafeti olmaz abicim. Üst taraf maksimum ayrıntı veriyor kutu ve kukudan ama alt tarafta popoya kadar çizme. Bu ne lan?
Kendisini bir yerde görürsem aşağıdaki monologu yüzüne ciddi ciddi yapmak isterim:
Abla Allahını seversen, sen nasıl rahat ediyorsun bu kıyafetle sahnede? Hiç mi "Allah alt taraf gözüktü" korkusu yaşamıyorsun? Sesini harbiden beğeniyorduk ama yıllar geçtikçe sen sapıttın be yahu. Senden, o Beyonce'dan filan görüyo millet, bizim burada da öyle giyinmeye çalışanlar türedi. Sahne kıyafeti diye pullu, derili saçma sapan mayolar giyiyorlar artık bizim buralarda da. Napıyosun amk ya? Yeter lan.
Ali İhsan
Facebook'ta gördüğüm kadarıyla sunucu Ali İhsan Varol burada Taksim'de ve oradaki bir pilavcıyla arabadaki tüm pilavı almak üzere pazarlık aşamasındaymış. Kelime oyunundaki muhteşem göndermelerle hazırladığı bölümden sonra bu arkadaşın programında sorulmak üzere şöyle bir soru hazırladım:
Soru: Basın/medya mensuplarının tamamına yakınında olmayan, ama Ali İhsan Varol'da yaklaşık 6 kilo bulunan organ. İpucu: Normalde beş harfli ama ortadaki Ş'yi iki kere yazarak, daha vurgulu bir söylenişi olan altı harfli halini soruyoruz.
Cevap: Taşşak
Soru: Basın/medya mensuplarının tamamına yakınında olmayan, ama Ali İhsan Varol'da yaklaşık 6 kilo bulunan organ. İpucu: Normalde beş harfli ama ortadaki Ş'yi iki kere yazarak, daha vurgulu bir söylenişi olan altı harfli halini soruyoruz.
Cevap: Taşşak
Big Bang
Big Bang Theory hastası olduğum bir dizi değil. Yemek yerken veya beklemeli bir bilgisayar işiyle uğraşırken izliyorum. Bazen de örneğin uyumadan önce birkaç saat tivi bakasım var, kanalları gezerken çok fazla birşey bulamıyorsam izliyorum.
Bilim adamı tiplemeleri gerçekten komiğime gidiyor. Dizinin esas ablası Penny'yi de hayranları affetmemiş ve yakalamış birinci sezon ilk bölüm ile, dördüncü sezon 24ncü bölüm arasında geçen üç buçuk yılda oyuncunun aldığı kilo meraklı gözlerden kaçmamış. (Milliyet editörü tarzı bir finiş oldu, çok mutluyum.)
Bilim adamı tiplemeleri gerçekten komiğime gidiyor. Dizinin esas ablası Penny'yi de hayranları affetmemiş ve yakalamış birinci sezon ilk bölüm ile, dördüncü sezon 24ncü bölüm arasında geçen üç buçuk yılda oyuncunun aldığı kilo meraklı gözlerden kaçmamış. (Milliyet editörü tarzı bir finiş oldu, çok mutluyum.)
Gezi Park
Destek
Destek her yerden geliyor. Dünya yüzeyinde nerde devlet eliyle akilliği belirlenmemiş bir akil adam varsa mantık çerçevesinde düşünür düşünmez desteğini sunuyor zaten. Darısı istek üzerine sipariş edilen akillerin başına diyelim.
To all my friends in Turkey
I am with you! We are with you! You are so right to resist the forces of autocracy and repression. It doesn't matter who they are.
If I read the Internet right, in your case, you are resisting autocratic religious zealots.
Turkey is your country and we support you and yearn for your freedom, but also, you and your struggle are so important to the rest of the world.
Every time a man or woman or child takes to the streets, and stands up for human rights, for self determination, for democracy, for Mistress Liberty, the rest of the world is in debt.
We are not physically with you in the water cannon's fire, in the tear gas clouds, but we are with you in spirit.
We applaud your stand for we know it is not easy.
Your great country stands at the gateway between east and west. Constantinople is legend in the history of civilization. Your resistance today may well be a turning point between all of us and a return to the dark ages.
THERE IS NOTHING MORE IMPORTANT THAN WHAT YOU ARE DOING TODAY:
With love, and tears, and huge respect,
Roger Waters.
To all my friends in Turkey
I am with you! We are with you! You are so right to resist the forces of autocracy and repression. It doesn't matter who they are.
If I read the Internet right, in your case, you are resisting autocratic religious zealots.
Turkey is your country and we support you and yearn for your freedom, but also, you and your struggle are so important to the rest of the world.
Every time a man or woman or child takes to the streets, and stands up for human rights, for self determination, for democracy, for Mistress Liberty, the rest of the world is in debt.
We are not physically with you in the water cannon's fire, in the tear gas clouds, but we are with you in spirit.
We applaud your stand for we know it is not easy.
Your great country stands at the gateway between east and west. Constantinople is legend in the history of civilization. Your resistance today may well be a turning point between all of us and a return to the dark ages.
THERE IS NOTHING MORE IMPORTANT THAN WHAT YOU ARE DOING TODAY:
With love, and tears, and huge respect,
Roger Waters.
4 Haziran 2013 Salı
Gezi Parkı
Yandaki karikatüre benzer tavırlarından bıkmadı sevgili başbakanımız. Bir keresinde bindiğim bir takside taksici abi, "ben başbakanımızı yanaklarından öpmüşlüğüm var, (es) başbakanımız Tayyip Erdoğan'ı (es) bu yanaklarından (es) öpmüşlüğüm var. Onun yanakları bile pamuk gibidir, pamuk pammuk, sinirlendiriyorlar adamı" demişti. Ama başbakanımızın sinirlenmesi için herhangi bir artı unsura gerek kalmıyor. Çoğu zaman kendi fitilini kendi ateşliyor başbakanımız.Dün Reuters muhabiriyle de tartışmaya çalışırken, muhabir ta en başta soruya girerken suratındaki değişim, sonra alay etme çabası, sonra kendi laf çevirme telaşında boğulması, "eeee cehape nerde peki" diyip sonra bir yere bağlayamaması.
Gerçekten de prompter çalışırken iyi konuşan, mevcut metni iyi okuyan hatip bir başbakanımız var, ama kontra soru geldiğinde ya da ikili diyaloga girdiğinde saçmalayan; karşısındaki kişi kim olursa olsun, muhalefet lideri, muhalefet partisi milletvekili fark etmez, çiftçiye, öğrenciye, protestocuya bile kendince hor görecek ya da küçümseyecek sıfatlar takan gafın daniskasını yapan bir başbakanımız var.
Biz kararımızı verdik gibi kesin bir cümleyle girmeseydi, her zaman yapıldığı gibi biraz beklenip millet uyumaya çekildiğinde parka dalınsaydı hiçbir şey olmayacaktı. Ama sen her hareketini kısıtladığın gençleri bir de böyle "sizi siklemiyorum, adam yerine bile koymuyorum" tripleriyle itmeye çalışırsan olmaz sayın başbakanım. Ağzını açanı nezarete vs'ye attırırsan, seni azıcık eleştiren adamı bile etiketlersen, bir haftadır süregelen olaylar gibi bir patlama olduğunda milletin ağzını tutamazsın işte. O kadar çok küfür var ki başbakana edilen duvarlara yazılan. Zamanında küçük küçük eleştirileri alabilseydi, azıcık tahammül edebilseydi. En çok küfür edilen başbakan tanımlamasını almayacaktı belki de. Yazık.
Konuya dair benim düşüncelerim de şöyle: "Basın kuruluşlarının önünde protesto yapan herkese helal olsun, bu olaylarda kimseye zarar vermeden, kamu/insanların malına vandalca dalmadan tepkisini koyan herkese helal olsun. İki hafta önce bir arkadaşıma "bu memleket bitti, düzeldiğini 6-7 kuşak sonrası bile göremez" demiştim, şükürler olsun ki çok pis göt oldum."
3 Haziran 2013 Pazartesi
Gözaltı
"Öncelikle beni düşünen avukat arayan yardımcı olan merak eden herkese teşekkürler. Eve geldim iyiyim. Yaşadıklarımı yazmak istiyorum tek amacım gözaltında yaşananlardan herkesin haberi olsun. Başka bi amacım yok baştan söylemek istiyorum. Olayları en başından ve edilen tüm küfürler ve hakaretleri belirterek yazacağım. Tüm açıklığı ile..Dün akşam (03.06.2013 tarihinde) saat 21:00 civarında Beşiktaş barboras bulvarı ışıkların orda gözaltına alındım. Ne bir küfür etme veya taş atma gibi bir eylemde bulunuyordum. Görür görmez kolumdan kıvırarak aldılar. Nasıl gözaltına alındığımı bazı arkadaşlarda televizyonda görmüş. Ardından cehennem başladı. Sahil tarafında ki ışıkları geçip sahil tarafında ki iett durakların başındayken gören her polis ve çevik kuvvet tekme yumruk atmaya başladı. Yaklaşık 100 150 metre boyunca yani kadıköy iskelesinin oraya gelene kadar önüne gelen yumruk tokat tekme atıyordu. Bu vatanı siz mi kurtaracaksınız .mına koyduğumun çocukları, .rospu çocukları gibi küfür ve hakaretlerin sonu gelmedi. Gözaltı otobüsüne gidene kadar kaş kişinin vurduğunu sayamadım bile. Tam otobüslerin yanına geldiğimde bir otobüsün arkasında bir kaç seslendi getir buraya. Otobüsün arkasına alıp onlarda tekme yumruk atmaya başladılar. Sonradan öğrendim kamera olduğu için otobüsle duvar arasına almışlar dövmek için. Gözaltı otobüsüne(iett) geldiğimde ışıklar sönüktü ve içerken bi kızın yalvarış sesleri geliyordu:"Ben bişey yapmadım abi" Otobüse binerken ve bindikten sonra vuranları göremedim bile. Karanlıkta tek yapabildiğim kafamı tutmaktı. Küfürler hakaretler devam ediyordu. Oturdum yanımdan geçen herkes vuruyordu. Ayağa kalktım ve köşeye geçtim. Oturmamı istediler oturunca her geçen vuruyor dedim yine küfür edip tokat yumruk atıp oturttular. Kıza vuruyorlardı boğazını sıkıyorlardı. İsmi Süleyman olan bir sivil polis kıza aynen şunları söyledi: Seni burda domaltıp .ikerim. Ve kızın verdiği cevap içler acısı idi. Kız kısık bi sesle: “Tamam abi”, diyebildi. Ve ardından otobüste bulunan 3 kişiydik üçümüze zorla “Türk polisini seviyorum. “Vatanımı seviyorum” diye bağırttılar. Daha yüksek daha yüksek diyerek defalarca. Hakaretlerin dayağın ardı arkası kesilmiyordu. Ortam biraz durulur gibi oldu bu sefer başka bir arkadaşı getirdiler. Çocuğun burnu kırılmıştı. Çoçuğa neden yüzünü korumadın dediğimde iki kişi zorla tuttu üçüncü kişi üç kere burnuma yumruk attı dedi. Ara ara getirilenler oluyordu. Ardından getirdikleri Bahçeşehir üniversitesinden Mustafa diye bi arkadaştı. 20 tane çevik saldırmıştı ayakta durmaya hali yoktu ve gözaltı otobüsünün yanında tokat yumruk yetmedi kafasına kaskla vurdular o da yetmedi kafasını otobüsün camına vurdular. Otobüse vurarak soktular. Elleri arkadan kelepçeli, başı kanayarak yere oturdular. Başının kanadığını gördük yanına gittim bez ile (burnu kırılan arkadaşın kanlı tişörtü) ile başında ki kan dinsin diye tutuyordum Süleyman denilen polis bana küfür etti ve s.ktir git yerine dedi. Kanıyor dedim. Kanasın dedi. Umrunda değildi. Adamı o yaralı halde kelepçeli tutuyorlardı bi kaç polise söyledik en sonunda birisi açtı kelepçeyi. Ve asıl ikinci içler acısı olay karakolda ifade için konuşurken oldu. Mustafa bana şöyle sordu: “Otobüste bana vurdular mı ne oldu?” dedi. Arkadaşımız hatırlamıyordu. Aklı tam olarak yerinde değilmiş otobüste iken. Son olarak gözaltı otobüsünde tuvalet ihtiyacımızı karşılamaydk sadece bir şişe su verdiler. Ardından rapor için hastane ve ardından karakola götürüldük. Karakola götürüldüğümüzde avukat ordusu vardı. Ve polisler artık bize ricayla konuşuyorlardı. Avukatlara, avukatlara çağrı yapan arkadaşlarımıza dostlarımıza ve bizim için endişelenen herkese çok teşekkür ederim. Bu yazıda en ufak bir abartma yoktur, yaşanan herşey gerçektir ve tek amacım gerçekleri herkesin birinci ağızdan duyması.
Zulme isyan devam ediyor. Bu faşist düzen bozulacak.
Erkan Yolalan"
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







