Futbolda sağ ayağımla vursam bile soldan vurmuşum gibi sert gider. Karşıdan karşıya geçerken önce sola bakarım. Bir sorun olur da kullandığım araba kayarsa sola kayar. Sol yumruğum daha hafiftir, can yakmaz. Kalbim soldan atar. Bir koltukta uyuya kaldığım zaman sola devrilirim.
12 Kasım 2012 Pazartesi
Kendini bul
Kefemde cenlendilemiyölum, kendini halae nesil ölmediğin bil insen seniyölsün sen ebi? Hiç mi eyneye bekmiyölsün? Yüsün gütüme benziyöl, sen hele kendini nesil bil bök seniyölsün? Delilmemek işten diyil. Gelçekten de kendi kendini milletle şikiştilmekten bikmedin mi? Git yüsünü yike, keskin nene kokle, bu dülümdan da vezgeç eltik. Mel ööölü mel. Ne bicim edemsin.
Sıcak Midye
Konu alanımla alakalı katıldığım bir bilgi yarışmasında 1250 kişinin arasında üçüncü olarak kazandığım tatilde; toplu taşımayla şehir merkezine giderek Efes Extra ile aynı alkol yüzdesine sahip olmasına rağmen daha iyi kafa yapan iki adet kırmızı Tuborg, bir adet cips ve İstanbul'daki gibi dondurulmuş değil de sıcak yenen 50 adet midye alıp otel odama döndüm. Resimdeki kırmızıların biri boş diğerinin de yarısından biraz fazlası dolu. Penceredeki manzara ayrı bir model ve benim şu biraları içerken aldığım hazzın tarifi mümkün değil.
Öyle içki kültürüm yok benim. Bazı arkadaşlarım var deneye deneye bir kültür haline getirmişler bazı şeyleri. Benim öyle "Rakıyı sek içerim, birayı Miller'dan başkasını içmem, Malibu'suz sütlaç yemem, balıkla mutlaka votka içerim, şarap içeceksem en az 9 çeşit peynir alırım" gibi çok net çizgilerini çizdiğim birşey yok. Hemen hemen bütün içkileri denedim ve benim içki içmem için tek gerekenin yanımda bu muhabbete uygun arkadaşlar veya içinde bulunduğum ortamın buna uygun olması gerektiğini anlamış bulunuyorum.
Bu arada denediğim alkollü içecekleri de buraya yazacağım peyderpey ama şunu özellikle belirtmek isterim ki; buraya yazınca ve yazıya da başlık olarak yazınca canım nasıl çekti anlatamam, anlatamam.
Abazan
Trilyor dölarları da olsa abazan her zaman abazan. Sadece bakışlarını kullanarak arabaları yerden yükselten sihirbazlar misali, sağlam fokus olmuş ablaya. Aşağıdakinden de çok bir farkı yok. İkisi de National Geographic belgesellerindeki "Avına odaklanan boz ayı" modundalar.
Taht vs Baht
Ah ulan ah, sevgili Ned abi, senin gibi bir reyiz böyle mi ölecekti be. Dizinin ilk sezonunu tamamen izlemedim, çünkü tamamına hakim olmak istemedim. Ama gidişatı ve nelerin döndüğünü biliyorum. Diziyi hakim olmadan izlediğim o dönemde ölümüne çok üzülmüştüm. Kitaptan okuyunca hepten kahroldum anasını satiim. Ulan Joeffrey, seni öldüren adam ne kutsal bir insan olacak ya. İkinci sezonda ölmüşsündür umarım. Allah belanı versin, yavşak oğlu yavşak seni. Ned reyizin anısına yukarıdaki resmi herkes arkaplan yapsın bilgisayarında, tek tek kontrol ediciim.
11 Kasım 2012 Pazar
White Rabbit
Sadece Alice Harikalar Diyarında masalını mı anlatıyor sizce bu şarkı. Dikkatli dinleyin bakalım. "Herkesi Psychedelics'le uçurarak dünyadaki sorunları çözebileceğimize inanıyorduk ve bunu nerdeyse başarıyorduk." cümlesinin etkileri de var mı acep?
One pill makes you larger
And one pill makes you small
And the ones that mother gives you
Don't do anything at all
Go ask Alice
When she's ten feet tall
And if you go chasing rabbits
And you know you're going to fall
Tell 'em a hookah smoking caterpillar
Has given you the call to
Call Alice
When she was just small
When the men on the chessboard
Get up and tell you where to go
And you've just had some kind of mushroom
And your mind is moving
low
Go ask Alice
I think she'll know
When logic and proportion
Have fallen sloppy dead
And the White Knight is talking backwards
And the Red Queen's "off with her head!"
Remember what the doormouse said;
"Feed YOUR HEAD...
Feed your head"
5 Kasım 2012 Pazartesi
Erte
An itibariyle kelime sözlüğümden, lûgatımdan ertelemeyi kaldırıyorum. (Evet lûûgat dedim ben.) Bundan sonra gerekirse hesap kitap yaparak saatin alarmını kurarım, ama ertelemem. İş, güç, ot, bok konu ne olursa olsun. Artık ertelemek yok.
5 Kasım
Mevcut düzenin içinde it gibi çalışmaktan başka bir işe yaramayan, kazandığını da tamamen dünyevi zevklere ayıran, düzenin kendisine sunduğu maddi-manevi-teknolojik ne sikim imkan varsa hepsinden faydalanan ama o düzenin komple değişmesi gerektiğini düşünen, düzenle ilgili olan şikayetlerini tamamen düzenin kendisine sunduğu popüler düzen imkanlarıyla sunan, sırf adında anarşi kelimesi geçiyor diye bu aralar izlediğim Sons of Anarchy dizisinden bahsedince konuşmaya ilgisi artan-birşeyler geveleyip bana anarşizm üzerine teorik sıçışlar yapan ve ve ve belki de herşeyi özetleyecek feyizbuktan 5 Kasım'ı yad etmesindeki ironiyi anlamayan benim kamil kardöşampslarımın coşacağı gün. Aç gözünü kardeşim benim, aç gözünü. Hepimize birden yükleniyorlar, sonra sen ağlama.
Transit
Geçen resimdeki gibi bir minibüsle bir sokaktan geri geri çıkmaya çalışan bir eleman, çok salak bir manevra yaptı. Bunu farkedip içimden elemanın tam bir kamil olduğuna kanaat getirerek minibüsün yanından uzaklaşırken, on metre bile geçmeden aynı minibüse bakarak söylenen güney doğulu bir amcanın hafif şiveli "Wey ben senin şöffförlüğünü skeyim ha, zovvalli münübüs" demesiyle ben de baya sesli güldüm amcayla karşılıklı güldük. Normalde ben çok komiğime de gitse bu kadar yüksek tepki vermezdim. Amca da bilmiyor tabi o an kafamdaki midye + bira planlarıyla öyle kefiften ötürü overrated bir tepki verdiğimi, değil amca biraları şerefe yapacağımız arkadaşım da bilmiyordu ki.
Bu arada şerefe yaptığımız arkadaşım plastik cerrah, adam okulunu okumuş ama, hastalarıyla ilgili "yamuk suratlı, ouuuv fena çirkin" gibi yorumlar yapınca geberiyorum gülmekten. Geçen yıl bir hastasının düğünü olmuş, "oğlum allah bildiğin çarpmış lan kızı" dedi bira ciğerlerime kaçıyordu valla, denize yuvarlanıyordum az daha. Gerçi bizimki burun ameliyatını yapan ekipteymiş ve ablamız hokkacık bir burunla düğününde içine sindiği bir haldeymiş çok şükür, dalgasını geçiyor ama görevini de yapıyor totoş.
Bu arada şerefe yaptığımız arkadaşım plastik cerrah, adam okulunu okumuş ama, hastalarıyla ilgili "yamuk suratlı, ouuuv fena çirkin" gibi yorumlar yapınca geberiyorum gülmekten. Geçen yıl bir hastasının düğünü olmuş, "oğlum allah bildiğin çarpmış lan kızı" dedi bira ciğerlerime kaçıyordu valla, denize yuvarlanıyordum az daha. Gerçi bizimki burun ameliyatını yapan ekipteymiş ve ablamız hokkacık bir burunla düğününde içine sindiği bir haldeymiş çok şükür, dalgasını geçiyor ama görevini de yapıyor totoş.
3 Kasım 2012 Cumartesi
Neye göre iyi
"Çok iyi bir insan olduğu için başına hep kötü şeyler gelen insan" olarak tanımlanan insanlarda iki model vardır. Bir numara kendi kendini böyle tanımlar ve yüzüne dolu dolu, her harfine basa basa bir "Hassssiktir llllllaan" denmelidir. İkncisi için ise bu ilk cümledeki teşhis yapılmaz bile çoğu zaman ve bunların da arkasından genelde "Mal ya" denir.
2 Kasım 2012 Cuma
Far away
Tembel bir müzik kanalında, bu şarkıyı iki üç saat içinde toplam 20-25 kere dinlemişliğim var. DJ-VJ görmedik, hep klip dönüyordu ve iki üç şarkıda bir bu klibi çalıyor adamlar. Ortam nedeniyle çok batmamıştı bana üst üste çalması. Başka şartlarda veya başka bir şarkıda olsa, tekrar duymak adamı kusturur belki ama bu benim çok sevdiğim bir şarkıdır. Klipli halini bulamadım ama sözlü halini buldum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








