2012 geldi diye satınalma yaptığım yerlerden 4-5 tane ajanda geldi. Lakin gördüğüm şudur ki bütün bir yıl boyunca ajandasına günlük en ufak bir not tutmayan şirket ahalisi; "Abi sen de ajanda var mı? Sana ajanda geldi mi?" Belli bir süre geçtikten sonra da artık "Abi sana ajanda gelmiş versene" diye fellik fellik dolaşmaktalar.
Güzel kardeşim, yanlış anlama beni. Hiçbir şekilde küçümsemek için söylemiyorum ama danalığın lüzumu yok ki. Günlük ajanda tutan bir tane adam var şirkette o da bir tane ajanda aldı ve koydu tak diye masasına. Sen ajandayı geçtim; şirketin bastırdığı milyarlarca not defterinden bir tanecik alıp yıl içinde kullanmadın ki. Telefon yanlarına konan küçük not kağıtlarıyla bütün işini döndürüyorsun mal müdürü. Ajanda da ajanda.
Artık gelene iğrenç espri yapıyorum. "Bana gelen ajandalar, ajanlarda. Ajanda şu anda ajanda. Yarın bir ajan gelicek o getirir vs." Napim abi tutup da tüm üretkenliğimle Cem Yılmaz esprisi mi yapayım bu kamillere.
Futbolda sağ ayağımla vursam bile soldan vurmuşum gibi sert gider. Karşıdan karşıya geçerken önce sola bakarım. Bir sorun olur da kullandığım araba kayarsa sola kayar. Sol yumruğum daha hafiftir, can yakmaz. Kalbim soldan atar. Bir koltukta uyuya kaldığım zaman sola devrilirim.
6 Ocak 2012 Cuma
Mal Taksici
Yılbaşının olduğu hafta birkaç gün mesaiye kaldık, on buçukta filan çıktık. Haliyle taksi çağırıyoruz o gibi durumlarda. Normalde 50 lira kazanmak için birden fazla müşteri alması gereken taksi gelip bizi alacak 20 dakikada Osmaniye (Bakırköy) üzerinden Zeytinburnu'na gidecek. 50 lirasını alacak. Çağırdık taksiyi geldi eleman, bilgi işlemdeki arkadaşımla oturduk arka koltuğa. Ama biz mi arabaya bindik araba mı bize bindi anlamadık. İçerisi hayvan gibi sıcak, şoförün ylu görmekte zorlanacağı kadar digara dumanı ve sadece kendi camını bir parmak açmış olan mal şoför abi. Ben bu tip bir dallamasyon harekete tepki olaraktan oturduğum taraftaki camı sonuna kadar açtım. Sanırım götü anında üşüdüğünden şoför abi de hemen dikiz aynasından bana baktı. Utanmadan açtığı diyalogda birazcık da olsa kendisini utandırabildim sanırım:- Yeğenim camı açmasaydım üşütürsün.
- Ben de astım var abi. (Yok öyle birşey aslında) Duman çekmektense, soğuk bile olsa temiz hava çekmem lazım.
- Ya kusura bakma, eheh, dalmışım da öyle ben.
- İstersen bu dalışın için sana bu haftasonu Zeytinburnu Fakingım Sarayı'nda bir kahvaltı ısmarlayalım.
Allahın beygiri seni.
Resmin alındığı link
5 Ocak 2012 Perşembe
Güle güle cengaver
Sevgili cengaver arabam Getz gidiyor. Büyük bir terslik çıkmazsa babamın bir tanıdığı arkadaşa satıyoruz kendisini. Son günler bir tanecik arabamla. Beraber 55 bin kilometre yaptık biz. Ekvator çizgisinin uzunluğundan fazla. Aşağıdakinin aynısıydı boyası vs ile. Vay anasını lan. Ağlarım da şimdi ben. Aslan arabam benim.
Not: Ahdettim akşama kafayı dağıtmak için 10 tane post yazıciiim bloga. Yanımdaki votka bardağından kafayı bulurkene.
Not: Ahdettim akşama kafayı dağıtmak için 10 tane post yazıciiim bloga. Yanımdaki votka bardağından kafayı bulurkene.
4 Ocak 2012 Çarşamba
Gud vörds
Imagination is more important than knowledge.
(İmecineyşın iz mor importınt den novlic)
Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.
Albert Einstein
Sağol sevgili Albert abi, sayende kendimizi kandırmaya devam edebileceğiz başka taraflardan, tişkür eder başarılarının devamını dileriz sayın abim.
Neden Kırmızı
3 Ocak 2012 Galatasaray - İstanbul Büyükşehir Belediyesi maçı esnasında maçı izleyen bazı toptoriksler hemen Webo'nun hareketinin kırmızı olmayabileceğini söylediler. Vay efendim neymiş bilerek basmamışmış. Hakem sarı verse kimse birşey demezmiş. Nah demez. Neden kırmızı biliyor musun sevgili at gözlüklü fenerello, çünkü işte bundan dolayı kartın rengi kırmızı:
Emre Çolak
Bugün iyi oynadığımız bir maçta 4-1 yendik sayın İBB'yi. Baros'u beğendim, Selçuk'u filan. Gelgelelim bu maçta iki adet gol Emre'de anlamadığım bir olay var. Şimdi benim boydan dolayı bacaklar uzun pantolonlarımın boyları 1.15-1.20 filan oluyor. Basketten mütevellit de sağlamdır genel olarak. Gelgelelim ben bu dana gibi butlarla aşağıdaki adamın yarım metrelik o incecik bacaklarıyla çıkardığı şutları neden atamıyorum abi.
Bazen çok uazklardan, ta Beylikdüzünden gol attığım oluyor halısahada. Ama bazen o, her üçbin yılda bir filan. Kamil Güğüm, Türk Telekom Ali Sami Yen Arena'dan bildirdi.
Bazen çok uazklardan, ta Beylikdüzünden gol attığım oluyor halısahada. Ama bazen o, her üçbin yılda bir filan. Kamil Güğüm, Türk Telekom Ali Sami Yen Arena'dan bildirdi.
Kim milyon ister
Kim istemez ki, değil mi sayın seyirciler. Yarışma iyi, format her ne kadar beni çekmese de güzel vs. Ama bu kadar kötü bir yapım olamaz ya. Kenan abi işi bırakmış, götüyle sunuyor artık. İlk zamanlarki karizmatik olma çabası isteği yok. Muhabbetler, gösterilen ilgi alaka. Hepsi iş olsun diye, bıkmalar ötesi olmuş adam.
Kadın bir yarışmacıya soru geliyor: "Bir kadın dakikada ortalama kaç kez gözünü kırpar?" Yarışmacının cevap vermesi için bir dakikası mı ne var, süre başlamış, kadına "Süreniz olsaydı bir dakika boyunca sayardınız kaç kez kırptığınızı" E oha yani, tiyatrocu, oyuncu adamın ürettiği cümleye bak, ilkokul 2 seviyesinde. Sevmiyorsan git abi bıktıysan vs git ya. Kanal açıktı diye 3-5 dakika izledim, aynen uçasım geldi ya. Yörüngeden çıkıyordum yeminlen.
Kadın bir yarışmacıya soru geliyor: "Bir kadın dakikada ortalama kaç kez gözünü kırpar?" Yarışmacının cevap vermesi için bir dakikası mı ne var, süre başlamış, kadına "Süreniz olsaydı bir dakika boyunca sayardınız kaç kez kırptığınızı" E oha yani, tiyatrocu, oyuncu adamın ürettiği cümleye bak, ilkokul 2 seviyesinde. Sevmiyorsan git abi bıktıysan vs git ya. Kanal açıktı diye 3-5 dakika izledim, aynen uçasım geldi ya. Yörüngeden çıkıyordum yeminlen.
3 Ocak 2012 Salı
Saprofit
Evet dünden sonra yine şirkette bir doğumgünü kutlaması yaptık. Yine pasta söyledik dışardan. Dünkü kutlamada para toplama esnasında beni unuttuklarından bir tane pasta gelmişti. Bugün benden de para aldılar iki pasta geldi. Şirketi ben sosyalleştiriyorum anasını satayım.
Pasta alınacağı zaman para toplama esnasında ortalarda olmayan ama pasta kesme töreninde mutlaka bulunan saprofit insanlar silsilesi bugün yine işbaşındaydılar. Dün zaten insan olup yağmışlardı. bugün de keh keh diye diye gelip sığındılar. Pastanın derdinde tabiki değilim. Ama bu kailler bir kez katılmayan adamlar değiller. Bir yıldan fazladır bu şirketteyim. 25-30 tane doğum günü yapmışızdır birine bile katılmadan hepsinde yemek tuhaf bir alışkanlık onu diyorum sadece bu totoşlara. Kızlar bazen lafın kralını sokuyorlar dayanamayıp, iyi de ediyorlar bence.
Akşam da aklımdaki birsürü anektodu paylaşmak istiyorum sevgili dostlar sizinle. Beni sabırla bekleyiniz.
Pasta alınacağı zaman para toplama esnasında ortalarda olmayan ama pasta kesme töreninde mutlaka bulunan saprofit insanlar silsilesi bugün yine işbaşındaydılar. Dün zaten insan olup yağmışlardı. bugün de keh keh diye diye gelip sığındılar. Pastanın derdinde tabiki değilim. Ama bu kailler bir kez katılmayan adamlar değiller. Bir yıldan fazladır bu şirketteyim. 25-30 tane doğum günü yapmışızdır birine bile katılmadan hepsinde yemek tuhaf bir alışkanlık onu diyorum sadece bu totoşlara. Kızlar bazen lafın kralını sokuyorlar dayanamayıp, iyi de ediyorlar bence.
Akşam da aklımdaki birsürü anektodu paylaşmak istiyorum sevgili dostlar sizinle. Beni sabırla bekleyiniz.
2 Ocak 2012 Pazartesi
Mahşer günü
Bugünü atlatırsam sırtım yere gelmez artık. Beş saat önce ofisten eve gittim üç saatten az uyudum ve aynen mesaiye başlıyorum şimdi. Geçişler sayımlar ile ilgili birsürü iş yaptık. Bugün insanların telefon olup yağmasını bekliyorum artık. Bugünü bitirip eve gidince de son dönemlerin en huzurlu uykusuna dalacağım sevgili dostlar.
Bir de farkettim ki son birkaç günde hep ofissel şeyler yazmışım. İşyeri geyikleri dışında birsürü yazmak istediğim anektodu yazamadım ve bunların notlarını aldım, işler azcık hafiflesin hepsini yazacağım. (Not: Hiç telefon gelmeden hemen şunu göndereyim demiştim, mesai başlayalı iki saat oldu anca gönderebildim.)
Bir de farkettim ki son birkaç günde hep ofissel şeyler yazmışım. İşyeri geyikleri dışında birsürü yazmak istediğim anektodu yazamadım ve bunların notlarını aldım, işler azcık hafiflesin hepsini yazacağım. (Not: Hiç telefon gelmeden hemen şunu göndereyim demiştim, mesai başlayalı iki saat oldu anca gönderebildim.)
1 Ocak 2012 Pazar
1 Ocak
Velkam tu di pikçır vörld. 2012 geldi sevgili dostlar. Sayımları sisteme atmak zorunda olmam sebebiyle ofisteyim. Çarşamba 10 buçuk, Cuma 10 ve Cumartesi -ki kendisi 31 Aralık oluyordu- saat 6'da ofisten çıktım ve bugün de yani yılın ilk gününde de çalışıyorum. Evdekiler ne biçim şirket lan orası diyorlar, arkadaşlar dalga geçiyor veya acıyorlar falan filan.
Gelgelelim s.kimde bile değil sevgili kardişlerim. "Mutluluk, mutsuzluk; herşey biraz da senin elinde" demişti hayatımdaki en güzel insanlardan biri. Zira daha önce motto vs geyikleriyle bahsettiğim üzere ben mantalitemi değiştirme derdindeyim. Bu yıl 1 Ocak'ta çalışıyor olabilirim. Ama yıl içinde yapacaklarımla çok çok ileriye adımlar atmak derdindeyim.
Gelgelelim s.kimde bile değil sevgili kardişlerim. "Mutluluk, mutsuzluk; herşey biraz da senin elinde" demişti hayatımdaki en güzel insanlardan biri. Zira daha önce motto vs geyikleriyle bahsettiğim üzere ben mantalitemi değiştirme derdindeyim. Bu yıl 1 Ocak'ta çalışıyor olabilirim. Ama yıl içinde yapacaklarımla çok çok ileriye adımlar atmak derdindeyim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







